<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-6583345436586924606</id><updated>2011-08-10T23:59:44.708-07:00</updated><category term='Ebru Çerezci'/><category term='Ehl-i Hiref'/><category term='metropol yaşmı'/><category term='beril tech'/><category term='tasarım'/><category term='venture'/><category term='Sanko'/><category term='müşteriyi kandırma'/><category term='pazarlama'/><category term='saadet zinciri'/><category term='Gamze Çizreli'/><category term='yalçın ayaydın'/><category term='network marketing'/><category term='nitelikli nicelik'/><category term='nokta internet'/><category term='devrim arabaları'/><category term='internet ajansı'/><category term='kapitalizm öldürür'/><category term='eymir gölü'/><category term='aybars altuntaş'/><category term='ankara göl kıyısı'/><category term='spam'/><category term='karalama'/><category term='herbalife'/><category term='online yemek sektörü'/><category term='eskisehirye'/><category term='Big Chefs'/><category term='seda sayan marketing'/><category term='adreseyemek satıldı'/><category term='kirlenme'/><category term='küreselleşme'/><category term='kötü reklam'/><category term='girişimcilik merkezi'/><category term='ikna etme sanatı'/><category term='gelişmek'/><category term='Abdulkadir Konukoğlu'/><category term='büyüme stratjisi'/><category term='turkcell 3g'/><category term='Dükkan'/><category term='Argela'/><category term='pazarlama ve crm'/><category term='odtü'/><category term='biz olma bilici'/><category term='girişim sermayese'/><category term='yemek'/><category term='reklamz'/><category term='yeni fikir'/><category term='mustafa'/><category term='ahlaksızlık'/><category term='haber reklam'/><category term='girişimci büyümesi'/><category term='ddtürkiye'/><category term='ücreti'/><category term='nevzat aydın'/><category term='mismanagement'/><category term='adrese yemek'/><category term='Hiref'/><category term='yeyeyemek'/><category term='kayseriye'/><category term='inanç'/><category term='balık'/><category term='yemek siparişi'/><category term='bilişim'/><category term='adnet'/><category term='sazan avı'/><category term='yalan'/><category term='web 2.0 fonkisyonel e ticaret sitesei'/><category term='crm'/><category term='girişimci satın alma'/><category term='marka zincirler'/><category term='rakip'/><category term='şirket satışı'/><category term='ziya senirli'/><category term='iştelezzet'/><category term='alphan manas'/><category term='Emre Mermer'/><category term='çağdaş market'/><category term='süpervizör'/><category term='vodafone 3g'/><category term='girişimcilik'/><category term='yeni fikirler'/><category term='facebook reklam'/><category term='foodx'/><category term='online yemek siparişi'/><category term='rekabet'/><category term='girişimci girebilir'/><category term='merak ediyorsan'/><category term='doydum'/><category term='dragons türkiye'/><category term='ODTÜ girişimcilik'/><category term='müşteri memnuniyeti sanatı'/><category term='global restoranlar'/><category term='Adreseyemek.com'/><category term='10000 dakika'/><category term='adreseyemek'/><category term='sponsor'/><category term='yeni adreseyemek'/><category term='girişim sermayesi'/><category term='yaratıcılık'/><category term='Adreseyemek satışı'/><category term='en iyi internet reklamı'/><category term='ODTÜ&apos;lü girişimciler'/><category term='gsm operatörü'/><category term='gamze cizreli'/><category term='avea sınırssız tarife'/><category term='yeni ekip'/><category term='blomberger dragonsden türkiye'/><category term='turkcell'/><title type='text'>Girişimci Girebilir</title><subtitle type='html'>Girişimcilik, Internet, Pazarlama</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://mziyasenirli.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6583345436586924606/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mziyasenirli.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>Ziya Senirli</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18433081267892790014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>26</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6583345436586924606.post-6103449239125491079</id><published>2011-08-10T11:59:00.000-07:00</published><updated>2011-08-10T12:00:33.710-07:00</updated><title type='text'>Askerlik...</title><content type='html'>6 ay askerliğe gidiyorum...neresi mi?...Şırnak 23. Sınır Tümeni...Herkese şimdilik Allahısmarladık...&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6583345436586924606-6103449239125491079?l=mziyasenirli.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mziyasenirli.blogspot.com/feeds/6103449239125491079/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6583345436586924606&amp;postID=6103449239125491079&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6583345436586924606/posts/default/6103449239125491079'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6583345436586924606/posts/default/6103449239125491079'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mziyasenirli.blogspot.com/2011/08/askerlik.html' title='Askerlik...'/><author><name>Ziya Senirli</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18433081267892790014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6583345436586924606.post-1783039417175601794</id><published>2011-04-14T05:59:00.000-07:00</published><updated>2011-05-01T09:06:03.941-07:00</updated><title type='text'>BMW'yle Paket Servisi Yapan Adam...</title><content type='html'>&lt;div&gt;Çok uzun bir aradan sonra yeniden yazmaya başlıyorum.Yoğun iş temposu ve Türkiye'de ilk olacak 2 internet projesine kafa patlatmaktan ancak yazmaya başlıyorum.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bu yazımda patron olgusuyla, iş sahibi olgusunu karşılaştıracağım.Zor bir karşılaştırma olacak ama girişimciler için kıssadan hisselerle, tecrübenin pekiştiği bir yazı olacak.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Dünya'daki ve Türkiye'deki girişimci örneklerine baktığınız zaman, ortak bir nokta gözünüze çarpıyor.Girişimciler genelde,ilk adımda çok düşük maliyetlerle bir işe başlamış her işi bizzat kendileri yapmış ve sonunda başarılı olmuşlardır.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Şimdi gençlerdeki ve amatör ruha sahip olmayan kendilerini profosyenel olarak tanımlayan patronlar, bir işe başlayıp her işi elemanlarına yaptırıp, elini sıcak sudan soğuk suya götüremeyi, acz olarak niteleyen, statüsüyle komplekslerin senteziyle patrona yakışmayan işler olarak gören,aşağılayanlar hiç bir işte başarılı olmamıştır olmayacaktır da. &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bir işte başarılı olmanın en önemli unsuru bir işi benimsemekten geçmektedir.Bu benimseyiş bi konu üzerinde özelleşmeyi ve uzmanlaşmayı getirecektir.Ama tek cümle var "&lt;b&gt;ezilmeden kral olamazsın..."&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bu ezilmeye göze almadan ben bu işi yapamam edemem gibi hayal kırıklığı yaratacak bahaneler seni kralı bir yana bırak köle olmaktan ileri götüremeyecektir.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Görev adamı dediğimiz bir tanımlama var;ne söylenirse onu yapan tam saatinde işe gelip tam saatinde işten ayrılan, analitik düşünmeyi boşverin iki boyutlu düşünmekten bile uzak bir profesyoneli düşünün; ve bu görev adamı her işini çalışma prenibi gibi bir kalıba sokup onun arkasına saklansın.Hayatta hiç bir zaman başarılı olamayacaktır.Bir dolumonotonluk be başarısızlıkla ölüp gidecektir.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Şimdi kısa bir hikaye anlatıp yazımı bitireceğim; zamanın birinde bir adam varmış.Önce kendi işini kurmuş, zamanla başarılı olmuş ama istediği düzeye getiremediği için o işi satmış ve başkasının işine girmiş restoranta müdür olarak.O başkasının işini hiç bir zaman kendisinin işinden farklı görmemiş.Müdürüm deyip ben başka işe karışmama dememiş.14 saat kendisini o işe vermiş kurumsal yönetim ve kurumsallaşma, pazarlama ve satış anlamında stratejiler uygulamış ve rakamlara bunu yansıtmış.Bir gün elemanı bulaşıkçısı eksikken bulaşığa diğer bir gün paketçisi yokken kendi arabasıyla siparişi yerine iletmiş.Ve zaman geçtikçe başarı başarıyı getirmiş.Bugün o restoran ankaranın en çok ciro çeken bölgesinin en iyi paket servisi yapan işletmesi haline gelmiş.Başarılı olmuş yanılmamış,yanıltmamış...&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Şimdi bu basit hikayenin öznesi kim olursa olsun o bir profesyoneldi.Ve işin aynı çizgide yürümesi için elinden geleni yaptı, türkiyenn en iyi okulunda işletme eğitimine, ailesinin hayallere zor sığacak  malvarlığına ve  kibirine mağlup olmadı  ve sonuçlarını aldı.&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;Şimdi sıra girişimciyim diyen sende...Yapabilir misin?&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6583345436586924606-1783039417175601794?l=mziyasenirli.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mziyasenirli.blogspot.com/feeds/1783039417175601794/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6583345436586924606&amp;postID=1783039417175601794&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6583345436586924606/posts/default/1783039417175601794'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6583345436586924606/posts/default/1783039417175601794'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mziyasenirli.blogspot.com/2011/04/bmwyle-paket-servisi-yapan-adam.html' title='BMW&apos;yle Paket Servisi Yapan Adam...'/><author><name>Ziya Senirli</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18433081267892790014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6583345436586924606.post-6139726323639441582</id><published>2010-09-20T04:46:00.000-07:00</published><updated>2010-09-20T05:25:33.511-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dragons türkiye'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='alphan manas'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ddtürkiye'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yalçın ayaydın'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='nevzat aydın'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='girişim sermayesi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='aybars altuntaş'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gamze cizreli'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='blomberger dragonsden türkiye'/><title type='text'>Dragons'den Türkiye...</title><content type='html'>Bu yazımda ddtürkiye hakkında kısa bir değerlendirme yapacağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öncelikle böyle bir programı, her ne kadar alıntı da olsa, Türkiye'ye kazandıran Blomberge teşekkür etmek gerekiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Programın ilk bölümünda gözüme çarpan en önemli değerlendirmem, yatırımcıların evet sıfırdan başlayann girişimciler olmasına rağmen kendi alanlarının dışında yani farklı sektörlerde girişimde bulunmamaları programı yavanlaştırdığıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yatırımcılardan sadece Alphan Manasın farklı sektörlerde girişimlerde bulunması diğerlerinin ise kendi sektörleri dışında bir adım atmamaları program için ve biz ileyiciler için büyük dezavantaj.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Gamze Cizreli, &lt;/strong&gt;çok iyi niyetlidir, sıfırdan başlaması büyük bir hikayedir benim için ama Gamze Cizrelini'nin restoran cafe sektörü dışında farklı bir sektörde girişimde bulunmamıştır.Gamze Hanım'ın "&lt;strong&gt;bu bana hitap etmiyor", "benim alanım değil"&lt;/strong&gt; gibi cümleleride girişimcilere tekrarlaması da yorumumun ne kadar haklı oldunu gösteriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Nevzat Aydın,&lt;/strong&gt; kendisi yarışmadan önce tanıdığım;çok da nadir olsa maillerinden izlenimim kaliteli bir insan.Yemeksepeti gibi bir girişimde hayatının projesi.Gelin görünki yemeksepeti geliştirmek ve büyütmek dışında Nevzat Beyi ben hiç bir yerde duymadım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Baybars Altuntaş ve Yalçın Aydın&lt;/strong&gt; da keza aynı şekilde sektörlerinin dışına çıkamamış başka sektörlerde tecrübeli, başarılı ve donanımlı görmüyorum.Bu arada &lt;strong&gt;Baybars Altuntaş&lt;/strong&gt; hakkında hoşuma gitmeyen şeyler oldu programda. Bir girişimci ve girişimcinin elinden tutacak başarılı olması için yatırım yapacak bir işadamının %55 gibi bir rakamı istemesi abesle istigaldir.Burada girişimciye destek olmaktan öte patronluk yapmak gibi bir amaçsezmem hiç hoşuma gitmedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve &lt;strong&gt;Alphan Manas. &lt;/strong&gt;ogs, deniz taksi iddia,'nın mucidi.Bir çok sektörde yer alan Alphan Manas, girişimlere bir çok boyuttan bakabilecek bir yatırımcı.Program için çok yönlü bakış açısna sahip yatırımcının bulunması önemli.Alphan Manasın fikri beğenip yatırım yapmaması ilginç bir ikilem.Bu programda fikirler ticari yöncen değerlendirilip beğenilir olması gerekmektedir.Yani siz fikri ticari yönden beğenmeyip daha sonrasında fikrin güzel olduğunu belirtmesi girişimciyinin umutla karamsarlık arasında gelgitlere yol açacaktır.Bu programda fikrin güzelliği ticari başarı başarısızlık ön görüsüne dayanmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bence kaliteli bir ddtürkiye izlemek istiyorsak; en az iki sektörde; parekende &amp;amp; tarım, teknoloji &amp;amp; sanayi, eğitim &amp;amp;pazarlama bilişim&amp;amp;satış , inşaat &amp;amp; giyim vs..... gibi faaliyet gösteren yatırımcıların programda olması gerekmektedir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6583345436586924606-6139726323639441582?l=mziyasenirli.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mziyasenirli.blogspot.com/feeds/6139726323639441582/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6583345436586924606&amp;postID=6139726323639441582&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6583345436586924606/posts/default/6139726323639441582'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6583345436586924606/posts/default/6139726323639441582'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mziyasenirli.blogspot.com/2010/09/dragonsden-turkiye.html' title='Dragons&apos;den Türkiye...'/><author><name>Ziya Senirli</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18433081267892790014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6583345436586924606.post-8565572282943242162</id><published>2010-08-15T06:01:00.001-07:00</published><updated>2010-08-15T07:19:05.340-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yeni fikirler'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ODTÜ girişimcilik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='girişimcilik merkezi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ODTÜ&apos;lü girişimciler'/><title type='text'>ODTÜ'nün Girişimcilik Merkezine İhtiyacı Var...</title><content type='html'>Bugünkü yazımda ODTÜ ve girişimciliğe değineceğim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Okul ve iş hayatı arasında yaşadığım zorluklar, bundan sonra gelecek, parlak cesaretli girişimlere yardımcı olacak yol gösterecek ODTÜ içerisinde kurulacak bir merkezle çözüme gidileceğine inanmaktayım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şuandaki ODTÜ'de eksikliği hissettiğim en önemli şey, içinde girişimcilik ruhu bulunan insanları bile özel sektörde veya devlette çalışmaya yönlendirmesinden ibarettir..Kendi işini kurma ekonomiye ve istihdama katkıda bulunmak gibi ulvi amaçlar yerine mezun olan ODTÜ'lüler banklarda, denetim şirketlerinde kapı aşındırmaya kanalize edilmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Derslerin yoğunluğu, içinde girişimcilik ateşi, yeni fikir sancısı olan tüm gençleri ya okul yada iş seçimine zorlamakta, bu zorlayış ODTÜ'lünün&lt;strong&gt;" belki daha sonra"&lt;/strong&gt; deyip içindeki fikirleri gömmesini belki daha sonrasıda başkalaının yaptığım hayal kırıklığıyla izlemesine neden olmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir ODTÜ'lünün fonların yada özel şirketlerin oluşturduğu yarışmalarda dereceye girmek için çaba sarf etmesi, kazanması ve bu ikilemde, bu anlamda hoşgörünün zayuıfladığı okuluna devam etmesi mi iş hayatına atılması mı uygun bir yoldur yoksa okul içerisinde öğrencisini daha da cesaretlendirecek bir yapının oluşması mmı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ODTÜ sanayi, mühendislik veya teknoılojik olarak yıllık periyotlarda yarışmalar yapmakta birinci olabn fikire belli paralar ve ofis vermekte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi bu yarışmanın&lt;strong&gt; iyi olmasına rağmen daha iyi olanı kazandırıp diğerini es geçmesi&lt;/strong&gt; değerlendirememesi, bu organizasyonların ne kadar sıhatli olduğunu ortaya koymaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca bu yarışmalarda,&lt;strong&gt; pazarlama, ekonomi, e-ticaret veya web tabanlı projeler&lt;/strong&gt; bir yana bırakılmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Yapılması gerekenler;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;46 bin dönüm üzerine kurulmuş bir okulda gerek fiziksel gerek maddi gerekse eğitim adına böyle bir merkezi kurulmasına engel yoktur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böyle bir merkez yıl boyu çalışacak, yeni bir fikirle gelen her öğrencisini değerlendirecek birinci veya ikinci seçmeyecek uygulanabilir olanlar için yönlendirme araştırma ve geliştirme hizmetleri verilecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gerekirse bankalarla anlaşılarak öğrencisine ODTÜ kefil olarak finansman sağlanacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fikirler fonlarla ODTÜ tarafından buluşturularak ayrı bir finansman kaynağı sağlanabilecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öğrenciler cesaretlendirilecek...Bir iş kurulmasının sadece parayla alakalı olmadığı konusunda bilinçlendirilecek..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni projeler bir çok kalifiye odtü öğrencisi ve hocası tarafından outsource edilmeden kendi içerisinde hayat bulabilecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Ve ODTÜ öğrencisine, okul sıralarında öğrendiği teorikle birlikte öğrencinin kendi işinde pratiği de öğreterek gerçek hayatla tanıştıracak.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Sizce çok mu hayal kuruyorum.&lt;strong&gt;Orta Doğu Teknik Üniversitesi bunu yapabilir.&lt;/strong&gt;Öğrencilerini başkalarının yarışmalarında bitap, ele muhtaç bırakmak yerine Anne şefkatinde, baba disiplininde bu işi başarabilir &lt;strong&gt;başartabilir.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;iŞİN öZETİ;&lt;/strong&gt; Gerçek hayat teoriden farklıdır ve kendi işini kurmak isteyen parlak projeleri olan ODTÜ'lüler, artık arkasında kendşi okulunun olduğunu hisstemeliler.Bu hissediş, ekonomiye, istihdama ve en önemlisi ODTÜ'ye ODTÜ'lüye çok büyük katkı sağlayacaktır...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6583345436586924606-8565572282943242162?l=mziyasenirli.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mziyasenirli.blogspot.com/feeds/8565572282943242162/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6583345436586924606&amp;postID=8565572282943242162&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6583345436586924606/posts/default/8565572282943242162'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6583345436586924606/posts/default/8565572282943242162'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mziyasenirli.blogspot.com/2010/08/odtunun-girisimcilik-merkezine-ihtiyac.html' title='ODTÜ&apos;nün Girişimcilik Merkezine İhtiyacı Var...'/><author><name>Ziya Senirli</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18433081267892790014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6583345436586924606.post-3860963316299739067</id><published>2010-08-14T15:41:00.000-07:00</published><updated>2010-08-14T15:48:35.701-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yemek siparişi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adrese yemek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='online yemek sektörü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adreseyemek satıldı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yeni ekip'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yeni adreseyemek'/><title type='text'>Adreseyemek Satıldı...</title><content type='html'>Çok sevdiğimiz, emek verdiğimiz, ilk göz ağrımız, online yemek siparişi sitesi Adreseyemek.com'u sattık...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adreseyemek.com 1,5 aylık aradan sonra yeni ekibiyle ve yeni yüzüyle kısa bir süre içerisinde hizmete girecek...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yeni solukla, Adreseyemek adımlarını ileriye doğru daha sık atacağı konusunda şüphem yok...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tekrar bu projeyi azimli bir şekilde yürütecek, daha iyi yerlere getirecek, büyütecek şirkete hayırlı olmasını dilerim...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6583345436586924606-3860963316299739067?l=mziyasenirli.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mziyasenirli.blogspot.com/feeds/3860963316299739067/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6583345436586924606&amp;postID=3860963316299739067&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6583345436586924606/posts/default/3860963316299739067'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6583345436586924606/posts/default/3860963316299739067'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mziyasenirli.blogspot.com/2010/08/adreseyemek-satld.html' title='Adreseyemek Satıldı...'/><author><name>Ziya Senirli</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18433081267892790014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6583345436586924606.post-2622454692392034089</id><published>2010-08-14T14:32:00.000-07:00</published><updated>2010-08-14T15:31:10.144-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='balık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kirlenme'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sazan avı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='odtü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ankara göl kıyısı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='eymir gölü'/><title type='text'>Eymir Yok Oluyor!!!</title><content type='html'>Bugünkü yazımda Eymir Gölünü konu etmek istedim.Sahiplenmenin veya sorumluluğun kapıdaki kontrolden ibaret olduğunu sanan mantaliteyi anlatmaya çalışacağım. &lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;Eymir Gölü ODTÜ'ün yani okulumun 46 bin dönüm arazisi içerisinde yer alan Ankara'nın sayılı güzelliklerinden biriydi.Geçmiş zaman kullanıyorum çünkü Eymir yok oluyor. &lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Eymir gölüyle tanışmam 7 yıl öncesine dayanmaktadır.İşletme topluluğunun liderlik oyunlarına...O zaman ne kadar temiz ne kadar düzenliyse şimdiki eymir, gözümüzün bebeği, o kadar pis ve düzensiz.Düzensiz bir yapılaşma, düzensiz cafe reestoranlar topluluğu, işletme adına hiç ders almamış firmalardan ibaret eymir. &lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Eymir yok oluyor....&lt;/strong&gt; &lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bu öyle bir yok oluş ki tekrar geri dönmenin imkanı yok.Doğallığı, inasan eli değmesin mantığıyla devam ettirmekten, müdahale etmemek yada insan eliyle kirletilenin temizlenmesi için tekrar el uzatmamaktan dolayı yok olmak üzere. &lt;p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bu öyle bir yok oluş ki; gölüyle, ormanıyla, yoluyla, çevre düzenlemesiyle, işletmeleriyle ve en önemlisi ODTÜ ruhuyla... &lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bu öyle bir yok oluş ki; ODTÜlülerin, öğrencileriyle, hocalarıyla bir zamanlar eymir diyeceği türden... &lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bu öyle bir yok oluş ki; işletmelerin, kapitalizmin, ODTÜ arazisine "nasıl da yok ettik" diyeceği sancak dikeceği galibiyetini ilan edeceği türden... &lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Bu öyle bir yok oluş ki; yıllar öncesinde gölünde sportif balıkçılık yaptığım, suyunun gaz patlamalarına engel olunmadığı için bugün parmak sayabileceğim balığın bile yaşamadığı türden... &lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Eymir yok oluyor...&lt;/strong&gt; &lt;p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;İki yol var ya bu yok oluşa seyirci kalacağız ve bir zamanlarla başlayan keşkelerle devam edilen cümleler kuracağız ya da Eymirden sorumlu yöneticilere hatta rektöre kadar tepkimizi sunacağız.Hiç keşkeli cümle kurulumu Eymir için... O zaman bundan rahatsız olan, ODTÜ ruhunu benimseyenler bir mail de olsa atacak... &lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;Aşağıda Eymir gölünün ve çevresinin ne hale geldiğinin daha iyi anlaşılması için fotoğraflar koyuyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 300px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5505384275670474642" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_eOCg5t394VY/TGcN1HdcH5I/AAAAAAAAAB4/JUlZyNT7kjc/s400/DSCI0262.JPG" /&gt; &lt;em&gt;Yollar köstebek yuvası...&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 300px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5505384268917558706" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_eOCg5t394VY/TGcN0uTazbI/AAAAAAAAABw/yXep--oouJI/s400/DSCI0261.JPG" /&gt; &lt;em&gt;Her taraf çöp içinde....&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 300px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5505384260895116834" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_eOCg5t394VY/TGcN0QauDiI/AAAAAAAAABo/nUmuHyEKHBw/s400/DSCI0260.JPG" /&gt; &lt;em&gt;Su nefes alamamaktan pislikten yosun tutmuş durumda....&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 300px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5505383573285287378" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_eOCg5t394VY/TGcNMO3wtdI/AAAAAAAAABg/5C5qJtPDg_o/s400/DSCI0259.JPG" /&gt; &lt;em&gt;Yosun tabakasından başka bir görüntü...&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 300px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5505383567114896610" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_eOCg5t394VY/TGcNL34oBOI/AAAAAAAAABY/uzxudaGPWI8/s400/DSCI0257.JPG" /&gt; &lt;em&gt;Gölün 360 derece çevresini yosun sarmış durumda...&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 300px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5505383564870307138" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_eOCg5t394VY/TGcNLvheTUI/AAAAAAAAABQ/uDP-W-_9-4Q/s400/DSCI0256.JPG" /&gt; &lt;em&gt;Hemen yanındaki çöp kutusuna bile atılmayan çöpler&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 300px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5505383558139844578" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_eOCg5t394VY/TGcNLWczl-I/AAAAAAAAABI/--DZQtrhtUs/s400/DSCI0251.JPG" /&gt; &lt;em&gt;Suyun rengi kahverengiye çalmış durumda....&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 300px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5505383553981207714" border="0" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_eOCg5t394VY/TGcNLG9T1KI/AAAAAAAAABA/NSgNQvfogMc/s400/DSCI0250.JPG" /&gt; &lt;em&gt;Su ne mavi, ne yeşil KAHVERENGİ!&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 300px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5505382826532798098" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_eOCg5t394VY/TGcMgxAF_pI/AAAAAAAAAAw/R9sCcF69J6s/s400/DSCI0249.JPG" /&gt; &lt;em&gt;Adı sazlık, kendisi kargı ve yosun....&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 300px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5505382821297387426" border="0" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_eOCg5t394VY/TGcMgdf396I/AAAAAAAAAAo/itWOmxQKQ8U/s400/DSCI0246+copy.jpg" /&gt; &lt;em&gt;Bir işletmenin hemen yanından bir fotoğraf...Zahmet bile edilmiyor temizlemeye...&lt;br /&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 300px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5505382816557635442" border="0" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_eOCg5t394VY/TGcMgL11F3I/AAAAAAAAAAg/l_sg48Wm6Wg/s400/DSCI0244.JPG" /&gt; &lt;em&gt;Cafe bahçesini, eymirin bahçesi temizlemekten aciz!!!&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;img style="TEXT-ALIGN: center; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; DISPLAY: block; HEIGHT: 300px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5505382812890890434" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_eOCg5t394VY/TGcMf-LnAMI/AAAAAAAAAAY/jmo8eCm7krw/s400/DSCI0243.JPG" /&gt; &lt;em&gt;İzmaritler bile toplanmıyor...&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6583345436586924606-2622454692392034089?l=mziyasenirli.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mziyasenirli.blogspot.com/feeds/2622454692392034089/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6583345436586924606&amp;postID=2622454692392034089&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6583345436586924606/posts/default/2622454692392034089'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6583345436586924606/posts/default/2622454692392034089'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mziyasenirli.blogspot.com/2010/08/eymir-yok-oluyor.html' title='Eymir Yok Oluyor!!!'/><author><name>Ziya Senirli</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18433081267892790014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_eOCg5t394VY/TGcN1HdcH5I/AAAAAAAAAB4/JUlZyNT7kjc/s72-c/DSCI0262.JPG' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6583345436586924606.post-2057903580077477190</id><published>2010-05-11T23:20:00.000-07:00</published><updated>2010-05-24T08:37:06.991-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='online yemek siparişi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adreseyemek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='global restoranlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='marka zincirler'/><title type='text'>Yine Yeniden...</title><content type='html'>Çok uzun zamandır yoğunluktan dolayı yazamadığım, sürekli etelediğim yaılarıma bugün yine yendien başlıyorum.Bu yazımda genel başlık başlık yaşadığım başımdan geçen olayları anlatıp kimilerine sitem kimilerine teşekkür edip ön görülerimi sizinle paylaşacağım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;ODTÜ Kişisel Gelişim Topluluğuna Teşekkür...&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Eksiden başlamak" adlı Odtü'de konuşmacı olarak katıldığım söyleşide organizasyonda yer alan başta gizem ve nalan olmak üzere tüm topluluk üyelerine ve beni yalnız bırakmayan katılımcılara yüzlerce teşekkür ederim.Bana göre çok eğlenceli geçen bu söyleşide sorularla tüm Adreseyemek.com'un sırlarını :) ifşa ettim. Kendi hikayemle girisimcinin neler yapıp neler yapmayacağı konusunda dipnotlar vererek aslında girişimci olmak isteyen ama risk konusunda karasız katılımcılara sanki biraz cesaret verdim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Online Yemek Sektörü Hakkında&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önceki yazaılarımı incelerseniz hoş olmayan rekabet yapan, kirlenen veya imitasyondan online yemek siparişi firmaları için bir öngörüde bulunmuş; "KAPANACAK" demiştim. Dediğim oldu.Bir firma daha kapandı.Şimdi bir öngörü daha; 2 firma daha bu sektörden çıkacak.Bu 2 firmanın neden kapatacağı başlığının altını doldurmaktan öte başka şeylere değinmek istiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sektör rekabetin olabildiğince öldürücü yaşandığı bir sektör.Bu sektörde yapacağınız bir kaç hata ve yanlış harcamalar sizi piyasayı domine eden bir şirketin yok etmesine neden olur.Niceleri böyle oldu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Şimdi soracaksınız karşınıda pazarın nerdeyse %90'ına hakim bir firma varken, sisteminde dünya zincir markaları varken nasıl ayaktasınız?&lt;/strong&gt; Adreseyemek.com diğer firmalar gibi 110 bin veya 200 bin dolarlarla kurulmadı. Adreseyemek.com kimsenin destek olmadığı bir sistemdi, Adreseyemek.com ekibinin çevresi yoktu, Adreseyemek.com'un hatırlı yerlerde dostu yoktu, Adreseyemek.com çok pahalı semtlerde pahalı göz boyayan ofisi olmadı, Adreseyemek.com'un sadece hırsı ve zekası vardı.Bu olmayanlar ve zaman zaman elimizi kolumuz bağlayan yokluklar bizi oldurdu.Ve bugün sektörü domine eden firma dahil onlarca site Adreseyemek.com'un icat ettiği İLK yaptığı modülleri ve kampanyaları devreye soktu...&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;İşin Rengi Değişiyor...&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Adreseyemek yeni tasarımıyla yeni yüzüyle ve alt yapısıyla ilk konyada hizmete girdi.Adım adım diğer şehirerde hizmete girecek.Şimdi bu bloğun tarihini ve iki hafta öncesini not edin sonrasında herkes ilk yaptım diye, projeyi başlattım diyerek gerçekleri örtmesin.Adreseyemek.com yeni sitesiyle sektörde &lt;strong&gt;İLK&lt;/strong&gt; &lt;strong&gt;&lt;em&gt;gurme&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;, yani yapay zekayla çalışan, önceki siparişlerinizi süzerek size yemekler öneren bugün ne yiyelim sorusunu sorun olmaktan çıkaran modülünü 2 hafta önce başlatmıştır. &lt;strong&gt;İLK&lt;/strong&gt; onlarca restorana tek tek girmek yerine restoranları aynı anda yemekleri ve fiyatlarıyla &lt;strong&gt;&lt;em&gt;karşılaştıracağı&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt; sistemi entegre etmiştir. Adreseyemek &lt;strong&gt;İLK &lt;em&gt;arkadaşıma ısmarla&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt; modülünü aktif etmiştir. Adreseyemek &lt;strong&gt;İLK&lt;/strong&gt; yemeğin servis süresini&lt;strong&gt;&lt;em&gt; garanti&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt; etmektedir. Adreseyemek &lt;strong&gt;İLK&lt;/strong&gt;, her restoranda &lt;strong&gt;&lt;em&gt;kendi kategorini&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt; oluşturabildiğin her restoranda özelleştiebildiğin bir sistemi devreye sokmuştur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Global zincir markalar...&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Büyük global firmalardan sadece biriyle anlaşabildik, 4 yılın sonunda.Diğer firmalara önceden de yazmıştım bütün pazarlama planlarımız reklam bütçelerimiz, satış ve kullanıcı istatistiklerimizi paylaşsak da olmadı.Evet ilk 2 sene olmaması bizim için de normaldi.Çünlü bizim aldığımız siparişlerin sayısı büyük zincirleri tatmin edecek durumda değildi.Ama şimdi bu durm söz konusu değil...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neden olmadı sorusu her zaman kafamı karıştır; Daha yeni açılmamış bir firmayla anlaşıp (sonra da kapatan), 4 yıldır sürekli büyüme ivmesini koruyan bir şirketle anlaşmamak...Elbetteki kimse kimseyle anşaşmak zorunda değil ama kendimi bununla avuttuğum bir tek cevabım var; Bizim hiç bir zaman network'umuz olmadı.Bizim bu sektör bize destek olacak, elimizden tutacak, referans olacak tandıklarımız olmadı&lt;strong&gt;.Kıssadan Hisse girişimci kendisinde bitecek herşeyi eğer o ruh varsa halleder ama dışarıdan, başkasından bitecek bir iş, hiç de umduğu kadar kolay olmayacaktır.&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6583345436586924606-2057903580077477190?l=mziyasenirli.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mziyasenirli.blogspot.com/feeds/2057903580077477190/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6583345436586924606&amp;postID=2057903580077477190&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6583345436586924606/posts/default/2057903580077477190'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6583345436586924606/posts/default/2057903580077477190'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mziyasenirli.blogspot.com/2010/05/yine-yeniden.html' title='Yine Yeniden...'/><author><name>Ziya Senirli</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18433081267892790014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6583345436586924606.post-3926884318709799552</id><published>2010-01-28T01:57:00.001-08:00</published><updated>2010-01-28T01:58:45.097-08:00</updated><title type='text'>Biraz Tatil Zamanı</title><content type='html'>Biraz dinlenmeye ihtiyacım var.Enerjimin düştüğünü hissediyorum bu aralar...Yine balkanlara doğru beş gün kaçmaya karar verdim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazılarıma daha enerjik başlamak adına...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6583345436586924606-3926884318709799552?l=mziyasenirli.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mziyasenirli.blogspot.com/feeds/3926884318709799552/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6583345436586924606&amp;postID=3926884318709799552&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6583345436586924606/posts/default/3926884318709799552'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6583345436586924606/posts/default/3926884318709799552'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mziyasenirli.blogspot.com/2010/01/biraz-tatil-zaman.html' title='Biraz Tatil Zamanı'/><author><name>Ziya Senirli</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18433081267892790014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6583345436586924606.post-7291772146086959344</id><published>2010-01-04T14:07:00.000-08:00</published><updated>2010-01-04T14:44:14.711-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çağdaş market'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='girişimci büyümesi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gelişmek'/><title type='text'>Gelişmeyi Yanlış Anlamak ve Çağdaş Marketler Zinciri(!)</title><content type='html'>Bu yazımda yaşadığım, sürekli gözüme batan resmin bir köşesini ve resmin genelini büyüğünü görmeye çalışacağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türk girişimcilerin gelişmekten anladığı nedir sizce?Daha çok şube, daha çok köşebaşı tutma, ve en son olarak daha çok müşteriye hizmet verme ve sonuç olarak daha çok para kazanmak.İşte tam bu nokta da Türk teşebbüslerinin, yatırımcıların ve girişimcilerin hataya düştüğünü altını ve üstünü çizerek yazma gereği duyuyorum.Bir örnek verip üzerindne gitmek istiyorum;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İyi bir kola içicisi(!) olarak alışveriş yaptığım marketlerde kolanın buzdolabında ve soğuk olmasını isteyen bir tüketiciyim.Ve mümkün olduğunca bir çok alışverişimi büyük marketlerden yaptığım gibi kolayı da bu marketlerden alak isterim.Büyük marketlerden alma isteğimi de çok fazla çeşidin olması ve evimin yolunun üzerinde olmasıyla açıklayabilirim.Bu ayrı konu.Çağdaş Marketler (!) zincirinin bir şubesinden yıllardır alışveriş yapmama rağmen kasiyerinden tutun kasabına yada manavına ve müdürüne kadar bırakın profoyonelleği sanki pazarda tegah yönetir gibi yönetmelerini acıyarak ve üzülerek izliyorum.Defalrca müşteri hizmetleriyle görüşme çabasına girsem de başaramamanın verdiği hırsla artık tak etti diyebilirim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha büyük poşet istediğinde "bu var bu bitsin sonra depodan getircez" diyen kasiyerine, karpuz kırmızı çıkmazsa geri alırım deyip 13 kilo karpuzu kesip kelek çıktığındaki "artık geri alınmaz" diyen manavına her defasın soğuk kola almak için uzandığım buzdolabındaki boş reyonu görüp bilgi veridiğimde "hemen doldurucaz" diyen ve çalışanları suçlama basitliğinden kurtulamayan müdürüne, yılbaşının 5 gün geçmesine rağmen hala "mutlu yıllar" ibaresini anasayfadan kaldırmayan site tasarımcısına , telefonla şikayet etmek istediğimde ses tonlaması ve uslubundan depo şefi olduğunu kolayca anlayabileceğim müşteri hizmetlerine kadar büyük bir zincir(!) oluşturmuşlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi kısa bir muhasebe yapalım; 49 şubeli bir zincir,Ankaranın heryerinde ve eskişehirde hizmet vermekte ortalama 1000 e yakın eleman 200 e yakın tedarikçi günlük ortalama 400 bin lira cirolu bir şirketten bahsediyoruz.Sizce çağdaş market hizmet sektöründe sade bu rakamlarla gelişmiş ve büyük bir şirket mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Büyümeyi yanlış algılama hastalığını her adım attığınız yerde görmeniz mümkün.Elbetteki böyle bir şirketin standartları yaklaması zor ama zoru başarmadığınızda büyük ve gelişmiş sayılmazsınız!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sektörde ilk adımı attığımızda elbetteki biz de böyle bir hastalığa kapılmıştık bir çok girişimcinin yaşadığı gibi ama sonrasında sadece bir nefes alıp düşündük; büyümeyi ve gelişmeyi yanlış anlama hastalığını 2. yılın sonunda teşhis ve tadavi ettik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İyi bir gelişme ve büyüme sağlamanın temeli sadece hedeflediğin nişlere ve pazarlara ve rakamlara ulaşmak değildir.İyi bir gelişme ve büyüme sağlamak standartları sağlamak, her giridğin pazarda aynı kalitede hizmet vermek, bu hizmetten yararlananın sayısı arttıkça bu hizmetin niteliğini düşürmemektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;İşin Özeti&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Yaptığın yada yapacağın her işte rakamlarla veya pazar pazar payıyla küçük de olsan bir işte &lt;strong&gt;en iyi&lt;/strong&gt; ol.Standartlarını sağla ve en iyi olmakla beraber gelen büyümede standartlarından taviz verme.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6583345436586924606-7291772146086959344?l=mziyasenirli.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mziyasenirli.blogspot.com/feeds/7291772146086959344/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6583345436586924606&amp;postID=7291772146086959344&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6583345436586924606/posts/default/7291772146086959344'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6583345436586924606/posts/default/7291772146086959344'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mziyasenirli.blogspot.com/2010/01/gelismeyi-yanls-anlamak-ve-cagdas.html' title='Gelişmeyi Yanlış Anlamak ve Çağdaş Marketler Zinciri(!)'/><author><name>Ziya Senirli</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18433081267892790014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6583345436586924606.post-7585420065667150221</id><published>2009-11-12T18:06:00.000-08:00</published><updated>2009-12-24T14:37:08.551-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='web 2.0 fonkisyonel e ticaret sitesei'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tasarım'/><title type='text'>Anlaşılabilen Yenilikler...</title><content type='html'>Uzun bir aradan sonra gecenin dördünde yazıyorum...Notebook'un klavysinin "c"lere tam basmaması azizliğine rağmen yazıcam bu yazımı:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pazarlamada firmaların sık sık yaptığı fakat artık insanların çok da önemsemediği "en büyük" ve "ilk" kelimelerini kullanılacaksa gerçekten müşteri için anlam ifade etmesi gerekmektedir.Zaten" En iyi" gibi bir kelimeyi kullanan firmalar abesle iştigal ediyorlar neye göre ve kime göre iyi olduklarını tam olarak açıklamadan yuvarlak cümle kurdukları için...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Düşünsenize bir e-ticaret sitesinde bir ürün satn alacak müşeriye bu siteyi ilk biz web 2.0 kullandık demeyi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ya da manavdan meyve alacaksınız manav diyor ki bu il kumda yetişen domates diyor&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yad bilgisayarcıdasınız yazıcı alacaksınız bu sektördeki en iyi yazıcı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ya da bu televizyoncudasın bu lk led tv diyor size...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi ben 2.0'ın anlamını bilmezken, domatesin hangi toprakta yetiştiğini bile bizmezken, yazıcının neye göre en iyi olduğunu anlamazken , plazma ve lcd yi bile karıştırken üstüne bir de ledi sokarsam bunların arasına benim için bu özelliklerin hç biri tek başınayken anlam ifade etmiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Müşteriye şunu söylemelisin bu 2.0'la sitenin kullanımı daha kolay ve hızlı, kumda yetişn ürünün çekirdeği olmaz, led tvde sanki herşey yanında canlı kanlı oluyor gibi dersen ben bu ürünü alırım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sektörde yaptığınızı yeniliker her zaman müşteriye avantaj sağlamalı.Avantaj sağlamayan ilkler ve en büyüklükler müşterinin bir kulağından girer diğer kulağından çıkar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Düşünün fonksiyonelliği olmayan bir site.Diğerlerinden onu ayıran sadece tasarımı bunun dışında ekstra müşteriye sağladığı yeni bir avantaj yok.Şimdi müşteri sırf tasarımından dolayı bu siteye mi girer yoksa daha fonksiyonel tasarımla bir birini tamamlayan bir internet sitesine mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bence müşteriye rahat kullanım sağlayan navigasyon, hızlı herşey gözünün önünde ve gözünü yormayacak bir tasarım ve avantajlı bir fonksiyonellik....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ya sa&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6583345436586924606-7585420065667150221?l=mziyasenirli.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mziyasenirli.blogspot.com/feeds/7585420065667150221/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6583345436586924606&amp;postID=7585420065667150221&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6583345436586924606/posts/default/7585420065667150221'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6583345436586924606/posts/default/7585420065667150221'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mziyasenirli.blogspot.com/2009/11/anlaslabilen-yenilikler.html' title='Anlaşılabilen Yenilikler...'/><author><name>Ziya Senirli</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18433081267892790014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6583345436586924606.post-3227903149880593062</id><published>2009-09-27T15:00:00.000-07:00</published><updated>2009-09-27T15:23:00.404-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Adreseyemek satışı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yalan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='spam'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='müşteri memnuniyeti sanatı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='karalama'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='pazarlama'/><title type='text'>Spam Diyen Yalan Söylüyor!</title><content type='html'>Bugün karşılaştığım art niyet gördüğüm kısa bir hadiseden bahsedicem; Bizim spam yaptığımız iddasıyla bir çok forumda yer bulan yalan karalama üzerine.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4 Yıllık süreçte Adreseyemek.com hiç bir şekilde spam yapmamış bu yola başvurmamamış başvuranlarıda ahlaksız olarak nitelendirmiş bir yapıya ve prensibe sahiptir.Hiç bir şekilde istenmeyen, parayla satın alınmış mail vb. çalışmada yer almamıştır almayacaktır da.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üyelere belli periyotlarda, çok sık olmadan, kullanıcılarımızı boğmadan bilgilendirme mesajları yapılmış, mailin içeriğinde en önemli sermayemiz samimiyetimiz ortaya konmuş iken bize spam yapıyorsunuz suçlamalarını bulunduranlar, Adreseyemek.com'a sadece üye olup "acaba napıyorlar?" "aktif crm uygulamaları var mı", "kullanıcı aktiviteleri nelerdir" casusluğuna girişen art niyetlilerdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Müşteri hizmetlerimizin nasıl çalıştığını bilmeyen ve bilmek istemeyenler, sadece öneki yazılarıma dikkat ederlese nasıl bir rahle-i tedrisattan geçtiğimizi anlayacaklardır.Fakat internet aleminin üstadı olduğu farzeden bu küçük azınlık art niyetli olarak eleştirilerini bize değil forumlarda yazmayı beceri olarak saymaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elbetteki müşteri hizmetlerimiz bugüne kadar ve bugünden sonra da hızlı problem çözme, müşteriyi anlama, tavsiye, şikayet ve önerilerini dikkate almıştır.Hatalarında kullanıcılarımızdan özür dilemeyi hatta adreseyemek.com'dan istifa etmeyi bir sorumluluk bilinci olarak göstermişlerdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugüne kadar hizmet verdiğimiz, altını çiziyorum &lt;strong&gt;hizmet verdiğimiz, &lt;/strong&gt;tüm kullanıcılarımız istekleri şikayetleri değerlendirilmiş bu konuda yol haritamızı müşterilerimiz oluşturmuştur.Ama velakin Adreseyemek.com'dan bir tek hizmet almayan kişilerin adreseyemek.com ekibi hakkında ahkam kesmesini kınıyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğri oturup doğru konuşmada yarar var; eleştirdiğim, kınadığım hiç bir pazarlama faaliyetini kendi şirketimizde yapmam ve yaptırtmam.Yaptı diyen yalan söyler.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6583345436586924606-3227903149880593062?l=mziyasenirli.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mziyasenirli.blogspot.com/feeds/3227903149880593062/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6583345436586924606&amp;postID=3227903149880593062&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6583345436586924606/posts/default/3227903149880593062'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6583345436586924606/posts/default/3227903149880593062'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mziyasenirli.blogspot.com/2009/09/spam-diyen-yalan-soyluyor.html' title='Spam Diyen Yalan Söylüyor!'/><author><name>Ziya Senirli</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18433081267892790014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6583345436586924606.post-1778843488492975102</id><published>2009-09-25T08:50:00.000-07:00</published><updated>2009-09-25T10:55:32.798-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='metropol yaşmı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kapitalizm öldürür'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ahlaksızlık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='küreselleşme'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='biz olma bilici'/><title type='text'>Metropol İnsan(sı)ları</title><content type='html'>Bugün üzüldüğüm, kızdığım, önceleri çokça karşılaştığım, kabullenemediğim metropol insansılarından ve insandan insansılara döndüren sorumludan, kapitalizm ve küreselleşmeden bahsedeceğim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İsyanlardayım çünkü Anadolu dediğimiz bu topraklarda, metropollerinde artık misafirperverlik, hoşgörü ve sabır artık yok olma durumuna gelmiş durumda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İsyanlardayım çünkü bu insansılar"bir merhaba" demekten bir slm vermekten aciz, yorgun düşmüş durumdalar kapitalizm denen olgunun karşısında...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İsyanlardayım çünkü trafikte bir yol vermeyi bile karakterinden taviz sayan insansılarla dolu artık metropoller.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İsyanlardayım çünkü biz kavramını unutup, ben kavramına dönülüldüğü için.Hele hele bu insansıların bazen ben kavramını bile unutup kendilerinden geçmesi bile artık normal sayılmaya başlandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İsyanlardayım çünkü normalleşen ve modernleşen metropollerde artık toplum diyebileceğimiz işteş ekiyle yapabileceğimiz bir eylem kalmadı artık...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İsyanlardayım çünkü hayatın sadece iş ve aştan meydana geldiğini düşünen insanlar artık çoğunlukta...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İsyanlardayım çünkü idealler, biz olma bilinci, birliktelik bilinci, sadece  eş ve çocuklarla dolu ufacık dünyasılarla dönmüş artık...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artık hedefler sadece kariyerini bir basamak yükseltmek, rakibini yerle bir etmek, bu yolda her şeyi mübah saymak, ve asıl olansa bu yolun herkes tarafından normal olduğunun düşünülmesi beni bu kadar rahatsız eden...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artık &lt;strong&gt;para = amaç, kariyer = aferim deliliği , anne baba = bayramlarda görülmesi gereken kişi, hal hatır sorma = boş laf, rekabet  = yok et, aşk =patalojik bir saplantı&lt;/strong&gt; haline geldi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eskiye özlemim yok inanın sadece şimdiki zamanda metopollere ve bir çoğuna kırgınlığım var...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küreselleşmeyel birlikte sadece sınırlarımız değil, toplum olmada varsaydığımız kırmızı çizgilerimiz yıkılmış durumda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küreselleşmeye asla karşı olmadım.Ama kırmızı çizgilerimizin tek tek yavaş yavaş farkedilmeden silinmesi, buna engel olamayanlar asıl karşı olduğum üzüldüğüm ve kırıldığım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sadece para ve kariyer odaklı, birbirini rekabette yok etmeye programlanmış insansı sürünün anlaması gereken şu&lt;strong&gt; "kapitalizm öldürür".&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Metropol insansılarının özeti: Zamanla bu yıkım diğer şehirlerimize ilçelerimize hatta köylerimize kadar gelecek.Ben o kadar yaşayıp göreceğimi ummuyorum.Bundan dolayı dır ki bu yozlaşmanın doğduğum topraklara gelmesini, görmesem de artık bu metropollerde bu kadar çok şahit sadece 4 yıl dayanırım dahası yok...&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6583345436586924606-1778843488492975102?l=mziyasenirli.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mziyasenirli.blogspot.com/feeds/1778843488492975102/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6583345436586924606&amp;postID=1778843488492975102&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6583345436586924606/posts/default/1778843488492975102'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6583345436586924606/posts/default/1778843488492975102'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mziyasenirli.blogspot.com/2009/09/metropol-insanslar.html' title='Metropol İnsan(sı)ları'/><author><name>Ziya Senirli</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18433081267892790014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6583345436586924606.post-5302962394091504342</id><published>2009-09-04T13:46:00.000-07:00</published><updated>2009-09-06T06:59:32.128-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gsm operatörü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='turkcell 3g'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='avea sınırssız tarife'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='vodafone 3g'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='merak ediyorsan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='10000 dakika'/><title type='text'>Gsm Operatörleri</title><content type='html'>Bu yazımda Türkiye'deki 3 gsm operatörünü, pazarlama faaliyetlerini ve müşteri hizmetleri organizasyonunu kısaca anlatmak istiyorum.En büyükten en küçüğe gidicem.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;TURKCELL&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Turkcell'i dününden bugününe anlatmak bile onlarca günü alacakken kısaca geçmem haksızlık olsa'da diğer operatörlerde olduğu gibi güncell faailiyetlerine bakmakla yetineceğim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Turkcell Türkiyenin ilk ve n büyük gsm operatörü...Bu tekeli iyi değerlendiren Turkcell bugün 40 milyona yakın abonesiyle ve inanılmaz iyi crm çalışmalarıyla en büyük gözdem diyebilirim.Mustafa yazısında nasıl çuvalladığını anlatsam bile, en pahalı operatör olsa bile, pazarlamadaki faaliyetleri, pr çalışmalarıyla, sosyal kurumsal faaliyetleriyle diğer rakiplerini elbetteki geri bırakıyor.Büyüklüğü onu şımartmadan, müşteri hizmetlerindeki aşmış görüntüsüyle, bir kaç gömlek diğerlerine fazla.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelin görün ki Turkcell, &lt;strong&gt;ya bu reklam da Turkcelle yakışıyor mu&lt;/strong&gt; da dedirtiyor.Hayal kırıklığı yaratıyor.Özellikle 3 g reklamlarından bahsetmek istiyorum.3g reklamlarında uluslar arası bir ajansla çalışan Turkcell, ajansın kurbanı olmuş durumda.Yeni bir teknoloji için nerdeyse çığır açacak kadar yenilik için, daha önce hiç uluslar arası ajans deneyimi olmayan Turkcell, büyük risk alarak reklam faaliyetlerini bu ajansla sürdürmüştür.Pazarlamacıları "Bizi heyacanlandıran bvir projeydi" açıklamlaarında bulunsa da her ne hikmetse bizler bu reklamlardan hiç heyecanlanmamış, bu reklamı görelim de biz 3g'yi turkcell'den alalım demedik. 3 tane farklı kategorilerde popüler ünlü,&lt;strong&gt; Merak ediyormusun?&lt;/strong&gt; adında sallama bir jingle ve sonuçta toplama, ne anlattığı ne amaçladığı bilinmeyen bir reklam...Her izlediğimde acama google reklamı mı yapılıyor diye de içimden soruyorum soruyorum çünkü merak ve interneti 3 gyle bağdaştıran Turkcell fiyattan ve en önemlisi HIZ'dan hiç bahsetmemektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Turkcell bir dur de şu HİDO reklamlarına!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;VODAFONE&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Vodafone, illalah ettiren reklamlarından, selim le tarifeden sonra, 3g reklamlarıyla gönlümde taht kurmuş durumda.Turkcell ve Avea'dan daha ekonomik 3g paketleriyle de öne çıkmakta.Her nekadar çok kullanışlı olmasa da Teknosayla yaptığı anlaşma da 3g pazarlamasında Vodafone'u liderliğe taşımıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vodafone, oynattığı isimlerle de ( Ali Sabancı , Tugay , Hakkı Devrim ) hani çok popüler kültürün ögesi olmayan ünlülerle bu işi başarmıştır.Ali Sabancı'nın öğrenme maliyeti dediği ve tüketiciye sağladığı avantajı, bizler çok hissetmesek de, reklamlarında samimiyetle Turkcell'in reklamlarındaki nofrost, buz gibi esen havadan çok uzak durumda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Bu arada Turkcell ve Vodafone'un modemleri kullanmaktayım.Gerek internete bağlanmak için kullandıkları program olsun gerekse hız olsun vodafone önde.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;AVEA&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Bir şirket bu kadar kötü yönetilebilir.Müşteri hizmetleri bu kadar batırılabilir.Türk telekom gibi iletişim devi arkasındayken bu kadar yerlere düşürülebilen bir gsm operatörü daha görmedim.Sadece reklama oynayıp alt yapı ve fiyat olarak dibe vuran Avea, aslında 3.cü büyüklüğü(!) haketmiyor.Yani anlatmak istediğim 1000 tane daha pazara gsm operatörü girse avea nın gönlümde ve gözümde yeri son!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi düşünün müşterilerine, sınırsız tarife vaat edip daha sonrasında o karınca sözleşme maddelerinden birine müşterinin tamamen aleyhinde bir koşul yerleştirip daha sonra bu maddeye dayanarak kendi başına, dediğim dedik çaldığım düdük tadında, önce milyonlarca abonenin numaralarını kendi opratörüne taşıttıran, 10,000 dakika yalanıyla kullancılarını güzelce kandıran AVEA, sonrasında gördüğü ve forecast edemediği kullanım oranıyla, bu tariferi değiştirmeyle harakiri yapmıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu harakiri sonucunda güvenilmez bir marka olduğunu göstermiş, bundan sonra ağzıyla kuş tutsa da artık büyük yara almış bir şirket Avea.Müşteri hizmetlerinine hiç bir zaman ulaşılamaması da cabası.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ey AVEA finanscıları ve pazarlamacıları, 10000 dakikayı neye göre belirlediniz ve hesaplarınız neden allak bullak oldu?Bir soru daha bu kadar kötü yönetilen bir kampanyadan sonra imajınızı kurtarmanın bir yolu var mı?Fiyat rekabetinde önce dengeleri alt üst edip sonra kendinizin alt üst olmasına diyeceğiniz bişey yoksa ben size kısa bir tavsiyede bulunayım;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Avea'yın ben yönetseydim, baktım ki finanscılarım ve pazarlamacılarım çuvalladı sıfırdan ve yeniden yapılanmaya giderdim.Baktım ki 10,000 dakika beni inanılmaz zarara sokuyor bunu abonelerine bir smsle duyurup sonra müşteri hizmetleri'nin düğmesini kapatmazdım.Yapacağım şuydu; çok iyi tele marketingcilerle çalışır tüm abonelerimi tek tek arardım.SAMİMİ olarak durumu anlatırdım.Daha sonrasında mevcut tarifelerin dışında abonenin kullanımına göre yeni tarifeler yaratır, aboneye özel tekliflerle çıkardım karşısına.Ve ikna ederdim.Bu iknada %10'luk fireyi göze alarak yapardım.%10 yerine %100'ü göze almak yerine...&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Özet: Büyük cirolar ve çok profosnel çalışmak hata yapılmayacağı anlamına gelmez.Önemli olan hatalardan ders alarak yola devam etmek.Elbetteki bu Turkcell ve Vodafone için geçerli. 3 gyi sadece görüntüklü konuşmaya yoran, hız konusunda ürkek kalan pazarlama faaliyetleri çok fazla başarılı olmaycaktır.Ve Avea...Avea, iyi yönetilemedi, bir çıval inciri berbat etti...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6583345436586924606-5302962394091504342?l=mziyasenirli.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mziyasenirli.blogspot.com/feeds/5302962394091504342/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6583345436586924606&amp;postID=5302962394091504342&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6583345436586924606/posts/default/5302962394091504342'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6583345436586924606/posts/default/5302962394091504342'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mziyasenirli.blogspot.com/2009/09/gsm-operatorleri.html' title='Gsm Operatörleri'/><author><name>Ziya Senirli</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18433081267892790014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6583345436586924606.post-5814408918720544847</id><published>2009-08-15T12:47:00.000-07:00</published><updated>2009-08-15T12:49:41.728-07:00</updated><title type='text'>Tatil Zamanı...</title><content type='html'>Yorucu 1 yılın ardından 1 hafta evime Akdenize gidiyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonrasında yazılarıma kaldığım yerdenn devam edeceğim...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6583345436586924606-5814408918720544847?l=mziyasenirli.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mziyasenirli.blogspot.com/feeds/5814408918720544847/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6583345436586924606&amp;postID=5814408918720544847&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6583345436586924606/posts/default/5814408918720544847'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6583345436586924606/posts/default/5814408918720544847'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mziyasenirli.blogspot.com/2009/08/tatil-zaman.html' title='Tatil Zamanı...'/><author><name>Ziya Senirli</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18433081267892790014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6583345436586924606.post-5725584072611263883</id><published>2009-07-26T16:32:00.001-07:00</published><updated>2009-07-26T17:00:44.530-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='nokta internet'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='en iyi internet reklamı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='reklamz'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adnet'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='facebook reklam'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='beril tech'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='internet ajansı'/><title type='text'>İnternet Reklamını Doğru Seçmek</title><content type='html'>Bu &lt;strong&gt;kısa&lt;/strong&gt; yazımda yine tespitlerde bulunacak reklam verenlere ve alanlara bu konuda biraz daha self- control mekaznizmalarını daha iyi çalıştırmasını tavsiye edeceğim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Facebook -Adnet&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Reklam verenler açısından bin düşünülüp verilmesi gereken sosyal ağ facebook.Yeni tasarımıyla birlikte reklam alanını etkisileştirmesiykle birlikte google adwords'e göre çok daha pahalı sistem haline gelmiştir &lt;strong&gt;facebook.&lt;/strong&gt;Facebook'un en büyük dezavantajından biri ise kalitesiz niteliksiz reklamların sağ kolonda yer almasıdır.Zyıflama reklamları, kalem kamera, casus saat reklamlarıyla doldurulmuş bir alan.Bunun yanında veya arasında yapılan reklamlar, marka değerini yerle bir etmeye yetecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Adnet&lt;/strong&gt;, doğan gurubunun adwordsten esinlenerek yaptığı doğan gurubunun internet sitelerinin fazlaca yer aldığı internet ajansı diyebiliriz.Ekşisözlüğün networkünden ayrılmasıyla büyük yara almıştır.Yanar söner reklamlar, görselliği bozmakla beraber, cinsel içerikli ilaçların reklamlarla boğulmasıyla da reklam veren açısından düşünülmesi gereken ajanstır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu reklam alanların bu konuda ciddi denetimden geçirerek reklamları yayınlaması gerekmektedir.Para gelsinde nerden gelirse gelsin demek kısa vadeli çözüm oluşturur ama uzun vadede düşünüldüğünde bir çok potansiyel müşterisini kaybetmeye yol açacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son zamanlarda ciddi ciddi yıldızı parlayan &lt;strong&gt;Reklamz'i &lt;/strong&gt;de unutmamak gerekli. Ekşi sözlüğü networküne katarak Doğan gurubunun yara almasını sağlayan Reklamz internet ajanslarında şuanda en güçlü durumdadır...Reklamz'in her dönem (kriz, piyasa durgunluğu veya canlılığında) uyguladığı fiyat politikası ise en büyük dezavantajıdır.Reklamın geri dönüşüm maliyet hesaplarına bakıldığında dağlar kadar fark olmasını görmezden gelen reklamz, hesabını kitabını tam olarak ölçemeyen reklam verenlerin gözdesi halindedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve adını &lt;strong&gt;Beril Tech'ten&lt;/strong&gt; satın aldığı blogcu.com la duyuran daha sonra satın almalarla sektörde ağırlığını hissetiğimiz &lt;strong&gt;NOKTA internet teknolojileri&lt;/strong&gt;.Kendi sitelerini barındıran networkle ve uygun fiyatlarıyla reklamz'in sektördeki liderliğini devirecek şirket.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Reklam verenler açısından tecrübeli bir ajansla çalışmak ve asıl hedefin ne olduğunu belirlemek çok önemlidir.Bilinirliğin artırılması mı ilk hedef yoksa geri dönüşüm mü?İnternet reklamlarında ölçülbilirliliğin avantajını ayrıca anlatmaya gerek görmüyorum.Temel soru şudur ?Eğer geri dönüşümse amacınız; &lt;strong&gt;O reklamlardan gelen müşteri başına harcadığınız reklam ücreti maksimum ne kadardır?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Tavsiyem; &lt;/strong&gt;Bu maksimum ücreti belirlediğinizde o reklamın gerçek ücreti ortaya çıkacaktır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6583345436586924606-5725584072611263883?l=mziyasenirli.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mziyasenirli.blogspot.com/feeds/5725584072611263883/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6583345436586924606&amp;postID=5725584072611263883&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6583345436586924606/posts/default/5725584072611263883'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6583345436586924606/posts/default/5725584072611263883'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mziyasenirli.blogspot.com/2009/07/internet-reklamn-dogru-secmek.html' title='İnternet Reklamını Doğru Seçmek'/><author><name>Ziya Senirli</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18433081267892790014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6583345436586924606.post-8301499968463451576</id><published>2009-07-21T17:26:00.000-07:00</published><updated>2009-07-21T17:31:48.191-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='nitelikli nicelik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='büyüme stratjisi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Adreseyemek.com'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='pazarlama ve crm'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='müşteriyi kandırma'/><title type='text'>Müşteriyi Asla Kandırma !</title><content type='html'>Önceki yazılarımdan birinde  ahlaksız rekabetten bahsetmiştik ve isim vermeden eleştirmiştik kendi sektörümüzdeki ahlaksızları.Şimdi müşteriyi kandırmaya çalışmanın neler getirip neler götüreceğini  sonuçlarını sizlerle paylaşacağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;"Müşteriye biz büyüğüz "&lt;/strong&gt; demekle müşteriye katılan değer veya müşterinin gözünde firmanın veya girişimin büyüdüğünü düşünüyorsanız kocaman bir yanılgı içerisindesiniz.Hele hele bu büyüklüğünüz balonsa yani söylenen rakamlarla yıl sonundaki bilançonuz tutmuyorsa o balon gün gelir patlar.Şimdi siz çok büyüğüz onbinlerce müşterimizden bizden hizmet veya ürün satın alıyor dediğiniz müşteri bunla doğru orantılı olarak aldığı hizmete veya ürüne değer katılmasını yani müşteri için daha avantajlı hale gelmesi gerekmektedir.Asıl büyümekse budur.Sizin kaç müşteriye hizmet vermeniz değil o hizmeti nitelikli mi verdiğinizdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nicelik olarak büyüdüğünüzü müşteriyi kandırarak sayılarla güven artırdığınızı düşünüyorsanız yanılıyorsunuz.Türkiyedeki satın alma alışkanlığı evrensel tetikleyicilerden farklı değildir aslında. Firmanın büyüküğünden ziyade o şirketin köklülüğü, müşteri ilişkileri ve fiyat stratejileriyle alakalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugünün bazı şirketleri satın almayı büyüklüğün etkildeğini, koç sabancı vs. başarılarının büyüklüğe dayandığı ve güvenin bu şekilde sağladığı yanlışında ve çıkmazındalar.Neden sonucu karıştıran şirketler; &lt;strong&gt;büyüklüğümüzün nedeni başarıdır demek yerine başarımızın nedeni büyüklüğümüzdür&lt;/strong&gt; mantığıyla devam ettiklerinde bu yolun sonu bellidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Müşteriyi bu konuda kandırmakta cahillikten öte birşey değildir&lt;/strong&gt;.Günümüzün piyasa koşulları bazen bunu yapmaya şirketleri zorlamışlardır.Fakat farkında olunması gereken  büyük olduğunu söylemek yerine küçük olduğunu söylememek arasında çok farklılık...Size yaşadığımız kısa bir anımızı anlatayım;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4 yıl önce Adreseyemek'i kurduğumuzda restorrantlarla anlaşma yapılmalıydı.Piyasa koşullarında malesef;  &lt;em&gt;biz öğrenciyiz böyle bir site kuracağız bizimle anlaşırmısınız diyemezdk&lt;/em&gt;.Çünkü biliyoruz ki insanların gözünde zaten grişimcilik fikri çok hayalperestlik olarak anılırken, &lt;strong&gt;YAPAMAZSINIZ&lt;/strong&gt; önyargısıyla hiç bir anlaşma yapamazdık. Ama biz şunu yaptık; ne büyük olduğumuzu ne de küçük olduğumuzu söyledik.Söylediğimizi 4 ortaklı bir şirket merkezi şurası faaliyet alanı bu.Söylediğimiz sadece buydu kimseyi kandırmadık.Sonunçta ne oldu biliyormusunuz? Biz site açılmadan 200 restorantla anlaşmıştık bile. Şartların olgunlaşmasıyla da öğrencilikten buralara geldiğimizi rahatça anlattık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Siz büyüdünüz mü sorusuna gelince?&lt;/strong&gt; geliştirdiğimiz stratejilerle, samimiyetle, yeniliklerle avantajlarımızla ve &lt;strong&gt;ZAMANLA&lt;/strong&gt;, evet biz &lt;strong&gt;gerçekten&lt;/strong&gt; büyüdük.Kandırmadan, 4 yılda gelinen yerlerle 4 ayda / 1 yılda gelinmeyeceğini bilerek, müşterilerimizin sallama  sayılarla kafasını bulandırmak yerine yeniliklerin, hizmet kalitesinin sonucunu alarak büyüdük.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Müşteriyi Asla Kandırma Özeti: Büyüklük başarının sonucudur sebebi değil.Tüketicinin değerlemesindeki etken sayılardan nicelikten geçememektedir.Tam tersine nitelikten ve samimiyetten geçmektedir.&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6583345436586924606-8301499968463451576?l=mziyasenirli.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mziyasenirli.blogspot.com/feeds/8301499968463451576/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6583345436586924606&amp;postID=8301499968463451576&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6583345436586924606/posts/default/8301499968463451576'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6583345436586924606/posts/default/8301499968463451576'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mziyasenirli.blogspot.com/2009/07/musteriyi-asla-kandrma.html' title='Müşteriyi Asla Kandırma !'/><author><name>Ziya Senirli</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18433081267892790014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6583345436586924606.post-8847920178967065228</id><published>2009-07-12T02:36:00.000-07:00</published><updated>2009-07-12T06:00:00.430-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Abdulkadir Konukoğlu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ehl-i Hiref'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ebru Çerezci'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Dükkan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Sanko'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hiref'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Emre Mermer'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Argela'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Big Chefs'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gamze Çizreli'/><title type='text'>Girişimci vs. Garantici ... (1)</title><content type='html'>&lt;div&gt;&lt;/div&gt;Girişimciliği geniş geniş yatırımcılıktan ise yazı aralarında bahsetmiştim.Yatırımcı yani eşittir garantici(ler)den  bahsedicem.Ama bu bahiste kendini geliştiren yatırımcı girişimci midir ona da bakmak grekiyor.Örneklerle de renk katmak istiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GİRİŞİMCİ - 1 ( EBRU ÇEREZCİ/HİREF )&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yılın(2009'un) girişimci kadını seçilen Ebru Çerezci'nin hikayesiyle başlıycam.Bu hikayeyi kendi ağzından dinleme şansı buldum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ebru Hanım ODTÜ endüsti ürünleri tasarımından mezun olduktan sonra bir şirkette çalışmaya başlamış.Ama kendi işini kurma hayaliyle istifa edip abisiyle hiref adında (Ehl'i Hiref=Sanatkarlar)&lt;br /&gt;birmarka oluşturuyor sadece 20 bin lira sermayeyle.Geçmişi referans alıp bugünün tasarım anlayışıyla Anadolu kültürünün ögelerini yeniden tasarlıyor.Tamamen el işi olan bu objeleri yarı profosyonel bir fotografçıyla katalog haline getiriyor.Sadece 1000 tane bastırarak eşten dosttan bulduğu adreslere postalıyor. Bu adresler A+ müşteri adresleri.Ve telefonla sipariş almaya başlıyor.He üründen bir tane olması da bazen sıkıntıya soksa da siparişler arttıkça Anadolu'daki bir çok atölyeyle çalışarak komponse ediyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ebru Çerezci'nin dönüm noktalarından biri de boynerin alışverişi ve bunu yurdışından misfairlerine hesiyesi, misafilerinin beğenmesi ve Ebru Hanım'ı arayıp bunu mağzalarında satmak istemesi...Ve şimdi Hiref Beymen Mağzalarının yanında, Kanyon ve İstinye Parkta hizmet veriyor.İş Bankasından tutunda bir çok uluslararası iş yapan Tür şirketleri Hirefibn müşterisi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sormak istediğim ama soramadığım asıl soru şuydu Ebru Hanım'a;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Eğer 1000 Katalog tutmasaydı ne yapacaktı B Planı var mıydı?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Tekrar yeni bir şirkete geri dönüp çalışmak mıydı yoksa inatla devam etmek miydi?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ebru ÇEREZCİ gerçek bir girişimci.Onun şansı ilk denemede tutmasıydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;GARANTİCİ-1 ( ABDULKADİR KONUKOĞLU)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Abdulkadir Konukoğlu tekstil işinde kral olarak başlayan, bugünlerini ona borçlu olan Sani Konukoğlunun oğlu olarak dünyaya geldi.Fabrikanın her türlü kademesinde çalışarak işi öğrenci.Konukoğlu Alaylıdır.Üniversitede değil iş hayatında öğrenmiştir işletme sanatını.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konukoğlu babası vefat ettikten sonra işin başına gecerek, ilk yaptığı iş kendi ağzıyla mirası bölüşmek oldu.Aile şirketinin sıkıntılarını bilen konukoğlu bu şekilde ilerde şirketin yok olup gitmesini önledi.Daha sonra airfel klimadan argela telecom'a kadar yatırım yapıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Grirşimci olmadığı da aslında burada ortaya çıkıyor.Yıllık ciosu 1 milyon doların üstündeki şirketlerle ilgilenip alıp satıyor.İşin özü burada. Sanko markası sadece tekstilde değil bir çok satın almayla her sektörde farklı isimlerle karşımızda.Yatçılıkdan iklimlendirmeye, rüzgar enejisinden  bilişime tıp alanına her yerde mevcut.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet Abdulkadir Bey aldığı şirketlere değer katıyor, istihdam sağlayarak ekonomimize katkı sağlıyor fakat gelin görün ki bu girişimcilik ruhu ile değil, Alaylı işletme gücüyle yapıyor.Sıfırdan değil belirli kademelerde başlayıp sonra satın almalar yapması yatırımcı olduğunu göstermektedir.1 milyon cirodan altındakilerle ilgilenmemesi de garanticiliğini gösteriyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir şey daha konuşmasında gençlere önerdiği gelecek yıllarının işinin &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;ENERJİ &lt;/span&gt;sektörü olması da çok komikti.Milyonlarca dolar harcanarak bu sektöre girilebilceğini unutan Konukoğlu, gençler arasında bu tavsiyesi gerçekçi bulunmamıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;GİRİŞİMCİ - 2 ( EMRE MERMER / DUKKAN )&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ODTÜ İşletme mezunu Emre Mermer çok uzun bir iş yolculuğundan sonra (Denetim Şirketleri , Bankalar) Kasap olmaya karar verir.Ama bu kasaplık diğerlerinden farklıdır.Besicilikse aileden gelme bir karakterdir.Farklı türden inekleri getirmesi bunların ünlü otellere ve firmalara satılması, satarken alırken sorunlar yaşaması ama bıkmaması, ingiltereye gidip en ünlü steak biftekin know how'ını ücretsiz alması bunu Türkiye'de etilerin arkasında varoşlarda  küçük bir kasap dükkanıyla başlayıp bir iki masayla satması, ünlü müdabvimlerin gelmesi yeni bir dükkanla isi büyütmesi, sonra Dükkan markasının ortaya çıkması ve endevaur girişimcilik ödülünün sahibi olmasıyla Emre Mermer Girişimci olarak nitelendiriyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi Bebeğe açtığı fastfoodla da gönüllere taht kurmasını bilmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emre Beye de sormak istediğim bir iki sordu vardı;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;1) Emre Mermer Sürekli Yurtdışına çıkarak dışarda neler oluyora bakıyor araştırıyordu.Ama asıl soru şu Gençlerin bir işe başlaması için sürekli yurt dışına çıkacağı araştıracağı bulabileceği bir sermaye bir nakit akışı yok.Bu yolu nasıl çözecek yeni girişimciler.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;2) Niye girişimcilerin bir çoğu Ebru Çerezci örneğinde de gördük A+ müşteri profiline hitap ediyor (Kilosu 80 milyonlarda steak'in ücreti)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;span style="color: rgb(255, 0, 0); font-weight: bold;"&gt;DEVAM EDECEK...&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Girişimci vs. Garantici (1) Özeti diğer yazımda belirteceğim.Diğer yazımda Sarp Evliyagil (Ajantürk) , Gamze Cizreli (Big Chefs) ve Yasin Ekinci (Eat&amp;amp;Go) 'yi anlatacağım...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6583345436586924606-8847920178967065228?l=mziyasenirli.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mziyasenirli.blogspot.com/feeds/8847920178967065228/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6583345436586924606&amp;postID=8847920178967065228&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6583345436586924606/posts/default/8847920178967065228'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6583345436586924606/posts/default/8847920178967065228'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mziyasenirli.blogspot.com/2009/07/girisimci-vs-garantici-1.html' title='Girişimci vs. Garantici ... (1)'/><author><name>Ziya Senirli</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18433081267892790014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6583345436586924606.post-4198279402010873665</id><published>2009-06-28T13:51:00.000-07:00</published><updated>2009-07-15T14:51:44.214-07:00</updated><title type='text'>Arnavutluk...</title><content type='html'>İki hafta önce arnavutluktaydım.Daha önce de gitmiştim balkanların hayatından en mutlu insanlarının ülkesine.Bir kaç gözlemimi paylaşmak istedim;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arnavutluk, kominist sistemden sonra iç çatışmalarla yıllarını geçirmiş son 10 senedir kendisini toparlamaya çalışan bir ülke.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arnavutluk, globalizme yıllardır sınırlarını yıktırmayan bir ülkenin son yıllarda globalizmin etkisini son derece canlı gördüğüm hissettiğim bir ülke.Dünya markalarının bir çoğunu Arnavutlukta görmek mümkün.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arnavutluk girişimciliğin daha çok yaygın olmadığı gelişmeye, yatırım yapmaya çok uygun bir ülke.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arnavutluk, Türk şirketlerinin, Enka, Alpet, Eagle Mobile, albanian telecom gibi bir çok yatırımla Arnavutlara kolaylık, tekelliyetleri kırmış fiyat avantajı sağlamış göğsümüzü kabartmış bir ülke .&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arnavutluk, İnternet kullanımın yavaş yavaş arttığı hız konusunda ise Türkiye'nin çok altında olan bir ülke.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arnavutluk ekonomik sıkıntılar olmasına rağmen, üretimin çok minumum olmasına rağmen hayret edilecek şekilde mutlu ve samimiler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şehirleri arasında ekonomik alt yapı yaşam standartları bakımndan uçurum olan, 3,5 milyon nufusa sahip olan bir ülke.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Osmanlının etkilerini çok sık gördüğümüz, geleneklerinde etkisini ciddi ciddi hissettiğimiz nufusunun %80'i müslüman olan bir ülke.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğal ve tarihi varlıklarıyla Türkiye'ye benzer çok yönü olan ülke.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Salih Berisha'nın başında bulunduğu demokratik ve sosyalislerin bulunduğu bir kaç parti mecliste bulunuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Liberallerin parti bayraklarının yanın Amerikan Bayrağının bulunması bana "Acaba Türkiye'de böyle birşey olsa nasıl karşılanırdı"yı sordurttu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nato'ya yeni girmiş küreselleşme ve kapitalimizin tüm etkileriyle, kendi varlığını sürdürmeye çalışan bir ulus.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arnavutların, Türkiye'yi ve Türklere bakış açısı çok samimi.Çok büyük çoğunluğu italyanca ve ingilizceyi anadili gibi konuşuyor.Arnavutçayla Türkçenin yüzlerce ortak kelimesi var ama yavaş yavaş, bu Türkçe kelimeleri dillerinden (eski sözcük varsayarak) arındırıp yenileriyle günlük kouşmaya devam ediyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tencere, Pencere, yavaş yavaş, inşallah, kısmet, porta (dış kapı) hatırlayabildiği ortak kelimelerden...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arnavutluğun Özeti: Ekonomik ve siyasi açıdan çok da iyi olmayan bir ülkenin insanlarının bu kadar mutlu olması beni gerçekten şaşırttı. Arnavutluk yatırıma ve girişimciliğe aç bir ülke.Kesinlik gitmenizi tavsiye ederim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6583345436586924606-4198279402010873665?l=mziyasenirli.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mziyasenirli.blogspot.com/feeds/4198279402010873665/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6583345436586924606&amp;postID=4198279402010873665&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6583345436586924606/posts/default/4198279402010873665'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6583345436586924606/posts/default/4198279402010873665'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mziyasenirli.blogspot.com/2009/06/aranavutluk.html' title='Arnavutluk...'/><author><name>Ziya Senirli</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18433081267892790014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6583345436586924606.post-7245376115120994311</id><published>2009-06-19T11:33:00.000-07:00</published><updated>2009-06-19T11:55:23.770-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='şirket satışı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Adreseyemek satışı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='girişimci satın alma'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ücreti'/><title type='text'>Daldan Dala...</title><content type='html'>Bugünkü yazımın başlığı daldan dala...Girişimcinin hikayesinin özeti bu mudur?Bizde bir deyim vardır: "Uçar gezer" bu yazımda bu deyimi girişimilikle bağdaşıp bağdaşmadığını anlatıcam.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Toplumun büyük bir kesim gelenekçi, muhafazakr yapıyla beyinleri ve görüş alanlarını tabulara sıkıştırmış durumdadır.Girişimci olabilmek için bu tabuların yıkılması finansal olarak da bu yıkıma kolaylık sağlanması zordur.Bundan dolayıdır ki Türk insanının girişimcilik ruhu katledilmiş, gençleri zaman zaman büyük şirketlerde köleliliğe mahkum etmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Grişimcinin toplum tarafından en çok daldan dala atlamakla ve ayağının yere basmamasıyla suçlanmıştır. Gerçekte böylemidir? Yada derin bir çizgi mi vardır bu iki kavram arasında...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Grişimci hikayelerini okuduğumuzda bir çok girişimcinin ilk başladığı işte başarısız olup daha sonrasında 2.- 3.  hatta 4. işinde bu başarıyı sağladığını çokca görüyoruz.Bu daldan dala atlamanın ötesinde inatçılığın ve azmin göstergesidir.Ya bir eat'n&amp;amp;go ya dükkan ya hiref ya bigchefs yada başka bir girişimci bıraksaydı, mağlubiyeti kabullenip bıraksaydı böyle başarıları görmemiz mümkün olacak mıydı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama şunu kabullenmemiz de gerekiyor.Bir girişimin devamında bu oluşturduğu marka ve iş modeline değer kazandırtıktan sonra yatırımcılara satması kadar normal bir şeyde yoktur.Çünkü girişimncinin kanı hızlı akandır.Fırsatları koklayan olmayanı bulmaya çalışandır.&lt;br /&gt;Bu hızlı kanı bir yerden sonra eğer başarılı kattığı şirket yavaşlattığını seziyorsa yeni girişimleri önceki girişimin olumsuz etkilediğini düşünüyorsa satması ve yeni okyanuslara kulaç atması olağanüstü bir durum değildir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son zamanlarda bir çok yatırımcıdan satın alma tekliflerinden sonra yeni okyanuslara atılmanın doğru zamanı mı düşünmeye başladım.Adreseyemek.com, 4 yıldır çabaladığımız belirli yerlere getirdiğimiz, gecemizi gündüzümüze kattığımız bebeğimiz diyebilirim. Ama sanki Adreseyemek.com'un satışının zamanı geldi mi diye düşünmeden de edemiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşin Özeti; Daldan dala başarı için atlandığını unutmamalı, ayaklar yere basmalı, değerini bulduğunda satıp satmamak değelendirilmeli...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6583345436586924606-7245376115120994311?l=mziyasenirli.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mziyasenirli.blogspot.com/feeds/7245376115120994311/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6583345436586924606&amp;postID=7245376115120994311&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6583345436586924606/posts/default/7245376115120994311'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6583345436586924606/posts/default/7245376115120994311'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mziyasenirli.blogspot.com/2009/06/daldan-dala.html' title='Daldan Dala...'/><author><name>Ziya Senirli</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18433081267892790014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6583345436586924606.post-5793249925059443462</id><published>2009-06-16T07:58:00.000-07:00</published><updated>2009-06-19T11:33:22.065-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='girişimcilik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='devrim arabaları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='inanç'/><title type='text'>Devrim Arabaları Ve İnanç...</title><content type='html'>Uzun zamandır izlemek istediğim ama bir türlü zaman ayırıpta izleyemediğim "Devrim Arabalarını", içerisinde yatan azmi, inancı ve girişimciliği paylaşmak istedim bugün...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Filmin senaryosunu ve oyuncuların performansını tek kelimeyle mükemmel buldum. Devrim arabarı bir inancın zaferiydi aslında. "Yapabiliyorumu", başarabiliyorumu" çok güzel anlatmış. Umutsuzluğu ön yargıları azim ve inançla yenmiiş bir filmin öyküsüydü...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Girişimcilikte buna benzer hatta aynı bile demekte sakınca yoktur.Herkesin "yapamazsın, yapamazlar" dediği noktada bu elimden geliyor yapabiliyorum başarabiliyorum diyendir girişimci.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Umutsuzluğa yer yoktur.Sıfırdan, onlarca eksikle başlanan Türkiye'nin ilk arabası gibidir girişimcilik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sorunları çözemeyince pes diyen değil yarın başka bir yoldan deniyelim deyip, geceleri uykuyu unutup başka bir yoldan başarabilendir.Nitekim devrim arabalarında izlediğimde oydu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bürokratik engeller, fabrikasyonun olmayışı, sınırlı bütçeler, ve en önemlisi Yapamazlar diyenlere inat yapılan bir arabanın hikayesini kendi hikayemle özdeşleştirdim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çoğu insan Devrim Arabalarını izlerken Türkiye'nin niya hala arabası olmadığı mantalitesini çözmüş olmanın kızgınlığı, ve kırıgınlığını yaşarken benim gözümde ise yaşadığımız zorlukların kurugusu farklı bir şekilde filmleştirmesi gördüm.Bir çok girişimci de izlerken eminim bunu hissedecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yazımda işin özeti kısmını yazmaktansa devrim arabalarını şiddetle tavsiye ediyorum...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6583345436586924606-5793249925059443462?l=mziyasenirli.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mziyasenirli.blogspot.com/feeds/5793249925059443462/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6583345436586924606&amp;postID=5793249925059443462&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6583345436586924606/posts/default/5793249925059443462'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6583345436586924606/posts/default/5793249925059443462'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mziyasenirli.blogspot.com/2009/06/devrim-arabalar-ve-inanc.html' title='Devrim Arabaları Ve İnanç...'/><author><name>Ziya Senirli</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18433081267892790014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6583345436586924606.post-5377463415000704004</id><published>2009-04-12T05:39:00.000-07:00</published><updated>2009-07-17T12:24:50.726-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='rakip'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='online yemek siparişi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kayseriye'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='foodx'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='adrese yemek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='doydum'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='rekabet'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='iştelezzet'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='eskisehirye'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yeyeyemek'/><title type='text'>Ahlaklı Rekabet Ve Rakip...</title><content type='html'>Piyasanın, rekabatin iş yapmanın kirlendiği Türkiye'de, sektörde başarılı olmanın en önemli ölçütü ahlaklı olmaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu işi yapmak zordur, ahlaksız rakiple ahlaklı doğru bir şekilde rekabet etmek zordur, rakibinin üç kağıtlarına karşılık vermeden yoluna devam etmek zordur, müşterini alavereyle dalavereyle kandıran rakibine karşı dik durmak zordur, senin onlarca gün emek verdiğin bebeğin gibi büyüttüğün girişimini bire bir kopyalayıp sonra bunun üzerinden HARAM para kazanana eyvallah demek zordur kısacası tertemiz kabailmek zor oğlu zordur ama başarmak senin elinde...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir sektörde rekabetin olması çok normaldir.Aynı işi yapan bir çok oyuncu olmalıdır ki tekeliyet ortadan kalksın.Otomotiv sektöründe herkes araba satmaktadır ama tasarımlar pazarla taktikleri fiyat stratejileri gibi bir çok yönden farklıdır.Veya tütün sektörü bir çok sigara markası vardır ama ilk bu işi malbora yaptı diye winston onu taklit etti satmamalı gibi durum söz konusu olamaz.Ama sektöründe ford ismini koyduğunda diğer bir şirket taklit için lord koyarsa veya dikiz aynası tasarımında direksiyon simidinde kullanılan özlliklere kadar aynısını yaparsan art niyet vardır bunun tartışılması bile gereksizdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sektörümden örnekler vererek devam etmek istiyorum yazıma ahlaksızların ismini vermeden; ahlaklı rakiplerin de ismini kocaman yazarak...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birilerinin üzerinden kene gibi, kıl kurdu gibi para kazanan bir online yemek siparişi sitesinden bahsedelim.Bize ait 4 yıldır gecemizi gündüzümüze kattığımız sitenin tr uzantısını alarak kendi sitesine yönlendiren bu ahlaksızlar, adımızla para kazanmayı beklemektedir.Bu yetmez, HARAM para kazanmanın tek yolu onları tatmin etmemiştir.Yıllardır uyguladığımız, sadece fikri için gece gündüz düşünüp uykularımızı terk ettimiz promosyonları da bire bir uygulamaktadır.Bu yolda yetmemektedir bu Ahlaksıza;Saadet zincirleriyle büyük ideallerine(!) ulaşmanın hayalini kurmaktadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir diğeri iki şehirde yapan bir firma...Görünce gözlerime inanamadığım ahlaksız...Modüllerimizn isimlerinden tutanda sıkça sorulan sorulara kadar, tasarımlarımızdan tutunda yerleşimlerine kadar bire bir kopya yapan online yemek siparişi sitesi...Daha önce anlatmıştım yaratıcı olmadan kullanıcıya yeni şeyle sunmadan başarılı olmanın imkansız olduğunu.Evet sipariş alırsın evet para kazanırsın ama başarılı olmanın ölçütü bu mu?Bence değil olmayacak da...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir diğerinden bahsedelim, spam yapan site...Kendi markalarımızın ismine reklam verip müşterilerimizi çalmaya çalışan ahlaksız hırsız...Google;'lı da bu hırsızlığa alet eden online yemek sitesi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dahası da var ama yeter edelim.Şimdi düşünelim; bir yeyeyemek vardı başkasının dvd promosyonu aynen yapıp kapatıp giden bir aloyemek vardı bir doydum vardı rakibini tasarımını birebir yapıp kepenkleri kapatan bir neleryesek bir lezzetsofram vardı kontör promosyonun yapıp kapatmaya çok yakın olan...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi soruyorum ahlaksızların kapatmasına ne kadar kaldı sizce?Sorunun cevabını vermek için filozof olamaya gerek yok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Özet; Sektörümüzde ahlaklı şirketin kapanmasını asla istemiyoruz.Sektörün onlarla büyüyeceği inancına sahibiz.Ama bizler her sektörde olduğu gibi doğal seleksiyonun güç oranıyla değil ahlakla doğru orantılı olarak işlemesini istiyoruz.&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6583345436586924606-5377463415000704004?l=mziyasenirli.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mziyasenirli.blogspot.com/feeds/5377463415000704004/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6583345436586924606&amp;postID=5377463415000704004&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6583345436586924606/posts/default/5377463415000704004'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6583345436586924606/posts/default/5377463415000704004'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mziyasenirli.blogspot.com/2009/04/ahlakl-rekabet-ve-rakip.html' title='Ahlaklı Rekabet Ve Rakip...'/><author><name>Ziya Senirli</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18433081267892790014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6583345436586924606.post-4609725283007838031</id><published>2009-04-12T04:48:00.000-07:00</published><updated>2009-04-30T10:19:36.496-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='venture'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='girişimcilik'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='girişim sermayese'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yaratıcılık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yeni fikir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='girişimci girebilir'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='pazarlama'/><title type='text'>Girimşimcilik ve Sen</title><content type='html'>Bu yazımda girişimcilik üzerinde durmanın faydasını görüyorum.Eğer;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1) Geceleri kafanı yatağa koyduğunda yeni bir fikirle en az bir saat cebelleş oluyorsan&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2) Sürekli yenilikleri takip etmek istiyorsan&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3)Başkasının işinde maaşlı çalışmak sana sıkıcı geliyorsa&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4) Riski seviyorsan,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;5)Öncelikli hedefin pembe panjurlu bir ev, evde sizi bekleyen bir eş, iki çocuk değilse,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;6) Yeni bi fikirde kanınız hızlı akıyor kalbinin gümlemesi kulağında hissediyorsan,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;7)Keni işinde çalışmanın yorulmanın sizi daha mutlu edeceğine inanıyorsan,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;8)Sınırlı varlıkların ve likiditenle büyük işlerin hayalini kuruyorsan,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;9)Ve fikirlerini ilk arkadaşlarınla paylaşıp olumlu cevap arıyorsan,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sen girişimcisin aman kendini harcatma!Sakın para biriktireyim bi şirkete gireyim sonra hayalimde koşarım deyip kendini köreltme, sıfırdan başlamayı değil eksiden başlamayı göster herkese.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Örneklerine fala bakma sıfırdan başladım diyenlerin en az 200 bin dolarla işe başladığını unutma. O ne yapmışı değil ben ne yapabilirim diye düşün.Realist düşün ama hayallerini katletme katlettirme...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Annenin babanın akrabalarının bu işi yapamazsın demesine sakın bakma, korkaklık etme sakın ailenden borç alma başarmazsan sonrasında ben sana demeişmiydimi dinlememek adına...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kirlenmiş bir pazarda kendini kirletme, ahlaksız rekabetin içerisine sakın girme onlarca engel çıkacaktır engelleri gözünde büyütme büyüttükçe o engeli aşamazsın çünkü zaten sen 5-0 geriden başlıyorsun sakın yılma.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Risk al aynı dili konuştuğun insanlarla iş yap motive et motive ol.Zaman zaman yorul ama yorulduğunda ara verme, bırakma 1 gün sonra başka bir yoldan napabiliriz düşün.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Geceni sabaha kat gerekirse...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Girişimciliğin başlangıcı, brezilya dizisine benzer, hayatın her anı inişli çıkışlıdır.Buna alış.&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Suyu tutan değil suyu akıtan lider ol paylaş paylaşmadan çoğaltamazsın başaramazsın...&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Sonra arkana bak.Ne kadar hızlı geçmiş bu uzun yıllar de.Masal gibi değil roman gibi de...Nerden nereye cümlesini kur hesaplaş kendinle eksiklerini gör yılların getirdiği tecrübeleri artık paylaşmanın zamanı de ve cesaret ver gençlere destek ol girişimcilere başlangıcını unutmadan kapitalizmin acımasız zırhını kuşanmadan yardımcı ol...&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;strong&gt;Girişimciliğin Özeti; Girişimci olunurmu doğulur mu geyiğini bir yana bırakarak hissetiğimiz nedir önemli olan bu.Girişimcilik sonu görünmeyen bir delhizdir.Sürekli her fikre açık olup bunu yorumlayandır girişimci.Girişimcinin yaşı yoktur girişimciliğin okulu yoktur.Girişimcinin para hırsı yoktur onu tatmin eden başarıdır zaten klasiktir başarı parayı elbet getirecektir.&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6583345436586924606-4609725283007838031?l=mziyasenirli.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mziyasenirli.blogspot.com/feeds/4609725283007838031/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6583345436586924606&amp;postID=4609725283007838031&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6583345436586924606/posts/default/4609725283007838031'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6583345436586924606/posts/default/4609725283007838031'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mziyasenirli.blogspot.com/2009/04/girimsimcilik-ve-sen.html' title='Girimşimcilik ve Sen'/><author><name>Ziya Senirli</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18433081267892790014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6583345436586924606.post-9144348935478793955</id><published>2009-01-06T14:09:00.000-08:00</published><updated>2009-02-16T00:19:04.706-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='süpervizör'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='network marketing'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='seda sayan marketing'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='herbalife'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='saadet zinciri'/><title type='text'>Network Marketing Hikayesi...</title><content type='html'>2009'un ilk yazısını giderek popülerleşen network marketinge ayırdım.Network marketing çok katmanlı paarlama sistemi de diyebileceğimiz bu pazarlama yönteminde basamak basamak karı artan bir sistm olarak görülmektedir.Kısa bir örnek vermek gerekirse, bir şirketin temsilcileri ürünlerini satmak için temsilciler belirleniyor.Bunun adı distribitör, süpervizör,bayi vs. Bu temsilci kendine yeni alt kademe temsilciler belirliyor.Alt kademdekilerde bir alt bir alt derken zincir kuruluyor.Her temsilci bu network sistemine girmek için ürüne belli meblağlarda ücetler ödemek zorunda.Her alt kademeden her yeni temsilciden üstündeki temsilci para alıyor her satıştan tüm network paza kazanıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;/p&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu network marketing'İn en önemli özelliği kişisel bakım ürünlerinin çok fazla popüler olmasıdır.Özellikle zayıflama,cilt bakım,kozmetik,makyaj ürünleri seçilmiştir.Bunun asıl sebebi ilk hedef kitlenin bayanlar olmasıdır.Hem kullanma hem de yüksek meblağlar ödeyip temsilci olarak part_time, evden çalışma imkanları olması ürünü belirleme yönünden öenmlidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunu Türkiye'de dione, herbalife, avon, seda sayan marketing gibi örnekleri mevcut.Bu ürünlerin en öenmli özelliği yaptığım hesaplara göre üretim maliyetinin çok düşük olması çünkü ana şirketin bu üründen kar etmesini bekliyrsak ve her katmana belirli yüzelerinin bırakıyorsa satış fiyatı üretim maliyetinin 10 katından belki daha fazla olması gerekiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Network marketingin savunucuların savunduğu iddialar zincirde son kullanıcı'nın olmaması ama kendi sistemlerinden son kullacının ürünü alıp kullandığı tezi üzerine yürütülüyr.Fakat ne kadar bu ürünleri tüketen var bilinmemekte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herbalife örneğinden gitmek istiyorum; Hani şu&lt;strong&gt; "Amerikan şirketine Acil 25 kişi aranıyor" "Uluslararası Gıda Ürünleri Satan Şirkete Temsilci aranıyor Pazarlama Değildir!" "Evden veya fisten Parttime Çalışmak İstermisiniz?"&lt;/strong&gt; Gibi iş ilanlarıyla gazetenin her tarafını olduran şirketten bahsediyorum.Herbalife süpervizör (Parekendeciye veren ilk toptancı) 6,000 Tl ücret almakta ve bunun karşılığında sayısı çok az ürün süpervizöre veriliyor.Şimdi süper vizör pakekendeciye her saatığı ürünün %50 sini alıyor.Ayrıca her buluğu süpervizörün %5 i gibi...Şirket burada çok zeki işler çeviriyor çünkü kendi stoğundan çalıştırmak yerine 6 milyarı vereceksin diyor.Sonunda bu işe giren çıkamıyor ünkü elden 6 milyar gitti.Ürünü satamayınca kendisi kullanmaya başlıyor.Battıkça batıyor...Bu işten elbet kazananlar var ama kazanmayanların sayısı azımsanmayacak derecede.10.000 süpervizörü lan şirket 6 trilyon gibi bir parayı kasaya atıyor.Ve şirket ihtişamlı eğitimler toplantılar hazırlıyor lüks otellerde.Bu eğitimlere giriş 50 milyondan başlıyor ve 150 ye kadar gidiyor.Süpervizörlerin, yeni aday distirbitörlerini(Parekendecilerini) getirmesi gerekiyor bu toplantılara.1500 kişi katılıyor bu toplantılara.ve aydan onlarca kez tekarlanan eğitimlerden milyarlarca para yine kasaya atılıyor.Tabi bu süpervizörler distiribitörlerin vergi kayıtlarının olmaması da zaten bu işin meşruşuğunu ortadan kaldırıyor.Ürün satışında hiç kimse ne fatura ne fiş kesiliyor.Devletin trilyonlarca vergi kaybı da cabası...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Network marketingi kuranlar bu inanılmaz paralarla diğer şirketlerin de iştahını kabartıyor.Peki bu distribitörlerin, süpervizörlerin, dünya takımının sonsuz derinliğin,milyonerler takımının(Bunlar katmanlardır) iştahını kabartan sebep ne... &lt;strong&gt;"TEMBELLİK"&lt;/strong&gt; birbirleri üzerinden para kazanma sistemine dayalı bu sistemde çok çalışmayarak altındakilerin alışmasıyla onlardan yüzdeler alarak para kazanmayı kim başka nasıl açıklayabilirki?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Özet: Bu zincir veya adına network marketing deyin çok ocaklar söndürmüştür.Bu sisteme girmek, başkalarının üzerinen çalışmayarak emek harcamayarak belirli yüzdeler almak yerine en çok kazanın şirket oluğunu görüp bu sistemlere girişte bin kere düşünmeyi tavsiye ederim...&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6583345436586924606-9144348935478793955?l=mziyasenirli.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mziyasenirli.blogspot.com/feeds/9144348935478793955/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6583345436586924606&amp;postID=9144348935478793955&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6583345436586924606/posts/default/9144348935478793955'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6583345436586924606/posts/default/9144348935478793955'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mziyasenirli.blogspot.com/2009/01/network-marketing-hikayesi.html' title='Network Marketing Hikayesi...'/><author><name>Ziya Senirli</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18433081267892790014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6583345436586924606.post-1482974752008076211</id><published>2008-11-08T14:57:00.000-08:00</published><updated>2008-12-05T02:36:38.025-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='haber reklam'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mustafa'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='mismanagement'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sponsor'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='turkcell'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kötü reklam'/><title type='text'>Mustafa, Turkcell ve Pazarlama</title><content type='html'>Bugünkü yazımda Mustafa Filmini kısaca analiz ettikten sonra Turkcelli ve bu filmin etki tepki pazarlamasıyla nasıl para bastığını anlatmaya çalışacağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Mustafa...&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mustafa filmine gittiğimde kimileri gibi, ne filmin sonunda bayraklarla,dağbaşını duman almış marşlarıyla çıkmayı ne de filme gidenler tarafından eleştirilip etkisi altında kalıp ön yargılarla donatılmıştım.Sadece bir filmdi benim için.Bence herkesin bu filme bu şekilde bakması gerekiyor.Film..Belgesel tadında belki kimi zaman subjektif kimi zaman objektif ama film...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mustafa'yı resmi dilin dışında çok fazla ayrıntıyla anlattığına da şahit olmadım filmin.Bir insan'ın hayatına annesini saymazsak 3 kadın girmesi o kadar normalken, bugün Türkiye'de bazı/birçok insanın hayatına 3 haftada 3 kadının giridiğini düşünürsek 56 yıllık bir hayat için niye bu kadar büyütmekteler anlamış değilim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Korkaklığı,bencilliği, unutulma korkusu, içki içmesi, kinciliği, subjektif veya objektif aslında hiç umrumda değil.Her insanda azcık da olsa olan davranışlar ama en çok beni üzen yalnızlığıydı Mustafa'nın...Giderek yapayalnız kalması ve yalnız ölmesi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Turkcell Mismanagement&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Turkcell sponsor olma isteğinden vazgeçmesini iyi yönetemedi.Altında binlerce çalışanı olan, sadece ajanslarla koordineyi sağlayacak departmanı bile bulunan koskoca Turkcell, Mustafa filmine ve Can Dündar'a yenik düştü.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu kriz dönemini çok az yaralarla kurtarmasını beklediğimiz Turkcell "Bizim her görüşten müşterimiz var" demesi bu kötü reklamı yönetemesinin en büyük göstergesiydi.Yapması gereken çok basitti.Sadece &lt;strong&gt;"Öngörümüz dışında gelişen Ekonomik Kriz nedeniyle maalesef sponsor olamadık" &lt;/strong&gt;belki Can Dündar'ın samimiyetine güvenip bu tür açıklama yapmayı tercih etti ve bu bize şunu öğretti;büyük, profosyonel, kurumsallaşmış şirketler bile hata yapabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Turkcell film daha yayınlanmadan halk karşısında infaz edildi.Turkcell bu infazı önleyebilirdi bunu da başaramadı.Yayılan dedikodular, karalama veya gerçek ne olursa olsun bu olumsuz tavrı sessiz kalarak çeviremedi.Turkcell, "Doğan Gurubu bizim açıklamalarımızı yayınlamadı" gibi bir mazerete de sığınması çok elem verici.Çünkü Turkcell 40 milyonun üzerinde abonesi olan bir telekom şirketi, sadece abonelerine sms atması bile bu olumsuz yargıyı ortadan kaldırabilcek haldeyken, büyük şirket olmanın gereğini yapamadı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Pazarlama&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;Can Dündar'ın eserine ve aydınlığını diyecek kesinlik bişey yok fakat çok iyi bir pazarlamacı olduğu kanısındayım.Kendisi konuşmayarak, Vatan Gazetesinde bir gazeteciyi konuşturarak filmi gündemin başına yerleştirdi.Biz farkına vardan haber reklamları gazete ve internet sayfalarında, ekranlarda, tartışma programlarında günlerce yer buldu ve bilinç altımıza Mustafa merakını kazıdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Turkcell belki sponsor olmadı, gerekli parayı vermedi ama Mustafaya belgesel anlamında gişe rekorları kırdırttı.350 bin euroyu vermeyen Turkcell, Can Dündar'a milyon dolar kazandırttı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Özet; Mustafa filmi kalabalıklar içerisinde bir Liderin yalnızlığı belgeseliydi benim için,Turkcell çuvalladı, Can Dündar bu çuvalı parayla doldurdu...&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6583345436586924606-1482974752008076211?l=mziyasenirli.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mziyasenirli.blogspot.com/feeds/1482974752008076211/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6583345436586924606&amp;postID=1482974752008076211&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6583345436586924606/posts/default/1482974752008076211'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6583345436586924606/posts/default/1482974752008076211'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mziyasenirli.blogspot.com/2008/11/mustafa-turkcell-ve-pazarlama.html' title='Mustafa, Turkcell ve Pazarlama'/><author><name>Ziya Senirli</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18433081267892790014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6583345436586924606.post-1696314983906486733</id><published>2008-10-28T09:28:00.000-07:00</published><updated>2008-10-28T15:19:04.130-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ikna etme sanatı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='crm'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='online yemek siparişi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='müşteri memnuniyeti sanatı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='pazarlama'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='bilişim'/><title type='text'>Müşteriyi Memnun Etme Sanatı</title><content type='html'>Bu ikinci yazım ve bu yazımda müşteri memnuniyeti nasıl sağlanır?Sanal dünyada müşteriyi memnun etmek ne kadar zor? sorularına yaşadığım olaylarla da zenginleştirerek cevap arıycaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Binlerce dolar harcanarak yapılan outdoor, televizyon,internet reklamları, denenmemiş gerilla pazarlama taktikleri vb. Bir kerelik satın almasını sağlayacak yollar...Hiç biri müşteri memnuniyetine yapılan yatırımdan ne etkili ne de verimli olcaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Klişe olan memnuniyetsiz olan 20 memnun olan 5 orantısını bi yana bırakıp, word of mouth pazarlamasını yapmayı düşünürsek, satışlarınızın bu yukarda yazdığım oranı katlaması içten bile değildir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Müşteri memnuniyeti iki ayaklı bir sistemdir.Bu ayakların birinin eksik olması, müşteri memnuniyetinin eksik sağlanması veya sağlanamaması anlamına gelmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sağlam müşteri hizmetleri; kriz anında insiyatif kullanılarak kara verme yeteneği, iletişim beceleri gücü müşteri memnuniyeti sağlamanın ilk adımıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkinci adım ise; organizasyon yapısının müşteri ihtiyaçlarına cevap verebilecek güçte, operasyonel hizmetlerin ise hızlı olması gerekmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Soyut olan kavramları şimdi biraz somutlaştıralım&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;"Öğrencilik yıllarımızda, ilk ofisimizi Ankara'da Etimesgutta 3 yıl önce kurmuştuk.E-ticaret yaptığımız için ofisimizin semti çok önemli değildi. Bir çalışanımız ve 15 yıldan fazla arkadaşlık yaptığımız ortaklarımla işi yürütebiliyorduk.2005 yılında yeni bir site için bu ekip bile fazlaydı.Yavaş yavaş reklamlar yapmaya başlamış, geri dönüşünü almaya başlamıştık.Ramazan ayıydı. Sürekli sipariş veren bir müşterimiz saat 15:00 sıralarında iftar için bilkente çayyolundaki bir restoranttan yemek istedi.Restoranta müşteri hizmetlerinde arkadaşımız siparişi ilettiğinde restorant paketçinin olmadığını bize iletti.O zamanlar arabamız yoktu.İftara 2 saat kala, müşteriye "elimizden gelen bir şey yok" demek yerine 2 otobüs değiştirerek çayyolundaki restoranta ulaşıp 2 otobüsle tam iftar ssatinde eline ulaştırmış, hatta Adreseyemek için çalıştığımı sölememiştim.Bilkentten çıktıımda ofisten, aynı müşterinin sistemden restorantı kapatmadan 1 dakika önce aynı restoranta sipariş verdiğini, ilettiler.Tekrar iki otobüsle restoranta ulaştım.Siparişi alırken restorantın önünde duran motorsiklet gözüme çarptı.Motorsikleti restoranttan alıp, saat 19:00 sıralrında, eskişehir yolundan (Motorsiklet sürmesini çok bilmem) siparişi teslim ettim." &lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Müşteri memnuniyetini sağlamıştık.Yorulmuş belki orucumu 4-5 saat rötarlı açmıştım fakat bir müşteriyi belki önümüzdeki 10 sene daha bizden sipariş vermesi için ikna etmiştim...&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Müşteri, ürününüzden veya hizmetinizden yaşadığı herhangi bir problemde; müşteri hizmetlerinden istediği sadece ÇÖZÜM'dür.Hatta bu çözümü kimi zaman müşteri hizmetlerinden değil Genel Müdürden bile isteyebilir.Laf kalabalığı yapan,elimizden bişey gelmiyor diyen müşteri hizmetlerini çöpe atın gitsin!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Müşteriye istediği çözümü sunamayan firmaların, gün geçtikçe kan kaybettiği, rakiplere müşteri kaptırıdığı ve sonunda şirket mezarlığına dönen Türkiye'de bir mezartaşına da isim yazdırmalarını görüyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Menuniyein özeti;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Müşterinin duymak istediğini söyleyen bir ekip kurun.Operasyonel gücünüz hızlı olsun.Müşteriye vaat ettiğiniz neyse zaman kaybetmeden yerine getirin daha sonra müşteriye teşekkür edin. &lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6583345436586924606-1696314983906486733?l=mziyasenirli.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mziyasenirli.blogspot.com/feeds/1696314983906486733/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6583345436586924606&amp;postID=1696314983906486733&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6583345436586924606/posts/default/1696314983906486733'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6583345436586924606/posts/default/1696314983906486733'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mziyasenirli.blogspot.com/2008/10/mteriyi-mmenun-etme-sanat.html' title='Müşteriyi Memnun Etme Sanatı'/><author><name>Ziya Senirli</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18433081267892790014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-6583345436586924606.post-2469066431496360211</id><published>2008-10-19T15:45:00.000-07:00</published><updated>2008-10-23T01:43:42.609-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ziya senirli'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='online yemek siparişi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yemek'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='online yemek sektörü'/><title type='text'>Online Yemek Siparişiyle Başlasak...</title><content type='html'>Türkiye'de online yemek siparişi, yani internetten sipariş vermek 2000 yılında yemeksepetiyle başladı.Bu bir e-ticaret alanında çığırdı.Çünkü normal bir teknolojik ürün almak yerine yemek satın almaya başlanmıştı.2000 yıılında yurt dışından hazır bir sistem üzerinde Türkiye'ye ve online yemek siparişi sektörüne uyarlanarak değiştirilen bu sistemle, kolayca sipariş verme olanağı internet kullanıcılarına sağlandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sektörün Türkiye'de büyümesinin en önemli sebeplerinden biri Global Markaların 2000'li yıllarda bu tekel olan sisteme destek vermesidir. Kaldı ki bu zamana kadar da belli desteklerle marka tekeliyeti devam etmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Serbest Piyasa Ekonomisi kendisini 2003 yılında göstererek Aloyemek adlı yemek siparişi sitesi açıldı.Yemeksepeti ekibinden ayrılan bir gurubun kurması, sistemin işleyişi hakkında bilgi sahib olmasını en azında tecrübe sahibi olmasını sağlamıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mantık hatalarıyla dolu bir site olması da dezavantajıydı.Telefon sipariş alması sistemin ruhuna aykırıydı ki hala bu aykırılıklara devam eden bir sürü site yayın hayatına devam etmekte.Para kazanalım da ister telefondan gelsin ister internetten gelsin demek bu sisteme ihanetti. (Yaşayanlar bilir günde onlarca telefon gelir, telefonla sipariş vermek için...)Aloyemeğin en büyük dezavantajlarından birisi de yemeksepetine altarnatif olmak isterken ciddi yenilikleri sektöre getirememesidir.Sistem olarak promosyon olarak puan toplama yapması da müşteriler için çok da büyük bi avantaj sağlamıyordu.Çünkü müşteri promosyonunu anında elinde görmek istiyor zamana vadeye yaymaktan kaçınıyor.Ve sonunda, ofis değişikliği adı altında siteyi doğan gurubuna sattığı duyuruldu daha sonra bildiğim kadarıyla sakarya da bir yatırımcı satın aldı.Büyük şehirlerde, yeni yatırımcının umduğunu bulduğu kesinlikle sanmıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Online yemek siparişi veya sektörü oturulan yerden para kazanılan bir sistem olduğunu düşünüp bir hevesle çöpe giden o kadar çok emek varki...Aloyemek, Yemekal, Doydum, lezzetsofrasi, fastfoodfest....Adını hatırlayamadığım daha bir kaçtane daha var.Önümüzdeki günlerde göreceğimiz de var.Benim için sektörün tanıtılması açısından, sitelerin gelmesi rekabet edilmesi güzel fakat bu işi çocuk oyuncağı olarak gören bu mantıkla ilerleyip müşteriyi,restorantı üzenler, sektöre zarar vermekten başka bir şey yapamamışlardır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve Adreseyemek...Aloyemekten sonra 2006 yılları başında 6 ay kodlanarak gecemizi gündüzümüze kattığımız, hazırladığımız bebeğimiz.Sekttörde neyin eksik olduğunu neye ihtiyaç olduğunu düşünerek, hesaplayarak, araştırarak kurduğumuz site...İsim bulmak bile çok sancılı geçse de asıl sancılı tarafı sistemin kodlanırken çok fzla değişen çok fazla kriter olduğunu yaşayarak görmemizdi. 200 bin satırın üzerinde kod yazılarak, daha önce Türkiye'de E-Ticaret sitelerinde hiç denenmemiş ajax yeni adıyla web 2,0 la kodladığımız, ömürümüzün 6 ayına mal olan bir site...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herşeyde farklılık yenilik arayan bi yapıya sahiptik.Herkes aynı şeyi yapıyordu, online yemek siparişi, ama farklı napabilirdik hep onu düşündük.Sistem, pazarlama reklam promosyon vs. Ve sonunda sisteme rezervasyon, kampüsüm, yemek borsası,ilk defa 7/24 yemek siparişi ve kontör promosyonu yenilik olarak sunduk.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni açılanların en büyük hatası, farklılaşamamaktı.Kimisi yemeksepetinin yaptığı DVD üstüne VCD yaptı kimisi Aloyemeğin puan toplamasını bir çoğu da kontör promosyonunu uyguladı. Geriye baktığımda onlarca gün ne promosyonu yapsak diye 6-7 kişi kafa patlattığımız günler gelince aklıma yeni gelen oyuncuları biraz kolaycı buluyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sektördeki başarının sırrı innovasyon ve farklılaşmayken, yeni oyuncular bu konuda zahmete bile girmediler.Farklılaşmak sadece tasarımla olmadığını, kullanıcıya getirdiği kolaylıklar ve avantajlar olduğunu bilmek gerekiyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve bilinmesi gereken bir kaç şey daha var.Adreseyemek'i öğrencilik yıllarında kurarak ve arkasında hiç bir tanıdık veya başka bir gücü olmayan bir ekiple çıktığımız bu yolda, bu güçlerin olmaması ve rakibin bu güçlere sahip olması bizi ilk adımda zorladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstediğiniz kadar profosyonel olun, pazarlama raporlarından, projelerinizden tutun, reklam ve pazarlama için ayırdığınız bütçeniz ne kadar şişkin olursa olsun yada marka bilinirliliğiniz ve sipariş sayınız binlerin üzerinde olsun, belli bağlantılarınız olmadığında ve rakibiniz bu güçlere kurulduğundan buyana sahipse zorlanmanız kaçınılmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3 yılda ortalama 800 tane global markaların Adreseyemekte niye olmadığı konusunda soru ve eleştiri geldi.Tüm raporlarımızı güvencelerimiz, marka değeri konusundaki hasasiyetimizi markalara bildirmemiz rağmen bu tekeliyeti maalesef şimdilik kıramadık.Büyük paralar yatırıp bu sektöre girenler oldu kimisi markaları da bağladı. Markalar bazılarından ağzı yandı çünkü sipariş gelmedi yada çok minumumda kaldı.Ve yeni gelenler rakibi büyüttü...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama bizim için başarı kabul edilen özellik; bu markalar olmadığı halde sayısı ikibinlere varan günlük sipariş almamız.3 yılda 4 ile açılmamazı hatta Antalya'nın franchising olması.Ve beni en mutlu eden 15-20 çalışanımızın ve aileleriyle birlikte 50ye varan insanın bu işten ekmek yemesi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnnovasyon ve farklılaşmanın yanında olmazsa olmaz bir özellik daha var ;vizyon sahibi olmak.Bu, her nerde olursanız olun başarılı olmanın temeli...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında daha yazacak çok şey var bu konuda, ilerde yazılarımda zaman zaman yaşadığım başıma gelen bir çok olayı paylaşacağım.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6583345436586924606-2469066431496360211?l=mziyasenirli.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://mziyasenirli.blogspot.com/feeds/2469066431496360211/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=6583345436586924606&amp;postID=2469066431496360211&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6583345436586924606/posts/default/2469066431496360211'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/6583345436586924606/posts/default/2469066431496360211'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://mziyasenirli.blogspot.com/2008/10/online-yemek-sipariiyle-balasak.html' title='Online Yemek Siparişiyle Başlasak...'/><author><name>Ziya Senirli</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18433081267892790014</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
